Bazı Şeyler! ‘1

Bazı Şeyler“Artık düşünün. Artık düşünün.
Benim için değil kendiniz için lütfen düşünün.”

Aziz Nesin

Bir köy düşünün ve öyle bir köy ki eğitimin doğası o köy olsun ve bu yeri Ali Nesin’in sözleri tamamlasın; “10 öğrenci Türkiye’yi değil dünyayı değiştirir.” Kısaca size Matematik Köyü fikrinin nasıl çıktığından söz etmek istiyorum. Matematik Köyü fikri Aziz Nesin’e aittir. Oğlu Ali Nesin’e bıraktığı bir vasiyettir. Aziz Nesin başlarda Ali Nesin’in Türkiye’de gelişmemiş olan bilimsel şartların altında ezilmesini istememiş ve ölmeden önce gelmesine de karşı çıkmıştır. Fakat vicdanı sızlamadan güven içerisinde bırakması gereken bir Nesin Vakfı ve toplumsal sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar Aziz Nesin’in bir karar almasını gerektirir. İşte bu koşullar altında Matematik Köyü (Enstitüsü) Ali Nesin’in hem matematik yapmaya devam etmesini sağlayacaktır hem de Aziz Nesin’in gözü arkada da kalmayacaktır ve böylece Şirince’de ‘Matematik Köyü’nün temelleri atılmış olur.

Şimdilerde kontejanından dolup taşan bu köyde, eğitim almak isteyen milyonlarca insan var. Böyle bir köyde insanlar özgürce düşünmeyi, sorgulamayı öğreniyor matematik haricinde bu köyde felsefe – psikoloji – sosyoloji yaz okulları da açılıyor ve öğrenciler, özgün düşüncenin keyfini doğayla beraber muhteşem uyumunu yakalıyor. Sorgulamayı ve sorgulatmayı seven insanların oluşturduğu böylesine güzel bir ortamda fikirlerin ve düşüncelerin özgürlüğüne ağustos böceklerinden başka eşlik edenin olmaması ne kadar da hoş(!) Ama gel gelelim ki gözler hep bu matematik köyündeki devletin yıkım kararı çıkardığı, TÜBİTAK’ın desteklemeyi reddettiği ve projenin mimarı Sevan Nişanyan’ın hapsedildiği Matematik Köyü’ne dünyaca ünlü matematikçilerden destek geliyor. Sergei Starchenko, Kobi Peterzil ve Alex Wilkie yüksek prestijli matematik yarışması Karp’tan aldıkları ödülü Ali Nesin’in Şirince’deki Matematik Köyü’ne bağışlayacaklarını açıkladılar. Ali Nesin’in yaptıklarını hayranlıkla izleyen matematikçilerin bu ödülleri bağışlamaları aslında ne kadar da önemli bir iş yapılıyor oluşunun imzası niteliğini taşıyor. Fakat TÜBİTAK ve devlet böyle bir desteği yapmadığı gibi, kamu yararına olan bir yerin inşaatına izin vermeyerek kaçak inşaat adı altında yıkım kararı çıkarttırılıyor. Bunun altında yatan asıl amaç “düşüncelere” balta vurulması değil midir?

‘Siz düşünmeyin siz bilmeyin, siz sakın haa başarılı olmayın! Çünkü, biz yıkar geçeriz, gerekirse oraya AVM dikeriz ama size düşündürmeyiz!’ zihniyetine sahip olan, sözüm ona akıl yoksunu olan insanlara, aslında siz de bir baltaya sap olamamışsınız demekle yetiniyoruz(!)

Bu köyler çoğalacak; felsefe – edebiyat – matematik ve daha niceleri olacak. Aydınlık bilimden gelir, sanattan gelir; köreltilmeye çalışılan bir aklın vurgunundan korkmalısınız, çünkü eğitim özgür düşüncenin temelini oluşturur. Siz kalıplaşmış eğitimin üç yanlışının tek doğruyu götürdüğüne inanırken, bir doğrunun bir çok yanlışı götürdüğüne de göreceksiniz.

***

Bazı Şeylerİztuzu plajı, deniz suyu ile tatlı su arasında bulunan ender plajlardan biridir. Plaja, Caretta Caretta’ların yumurtalarını bırakmasından dolayı “Kaplumbağa Plajı” da denilmektedir. Plajda denize girenlerin yumurtalara zarar vermemesi için yumurtaların olduğu bölgeler düzenli olarak işaretlenmektedir. 1988 yılında alınan karara göre plaj, kaplumbağaların rahatsız olmaması için saat 20:00 – 08:00 arası kapalıdır ve çevresinde gürültü çıkarmak veya ışık yakmak yasaktır. Ayrıca plajda yaralı kaplumbağalarının tedavilerinin yapıldığı bir tedavi merkezi de bulunmaktadır.

İztuzu plajı doğallığı ve temizliği ile dünya çapında birçok ödül almıştır. Avrupa’nın En İyi Açık Alanı, Avrupa’nın En İyi Plajı, Avrupa’nın En İyi 7. plajı olarak birçok ödüle layık görülmüştür.

Böyle bir plajı belediye elinden alıp özel sektöre vermek halkın plajını, halka özelleştirmek ve bunların sonucunda elimizde kalacak olan ise; mahvolmuş bir tabiat! Onların ellerinde kalacak olan ise “para, çok daha para”. İşte tam da bu sebeple imza kampanyasına katılmanız çok önemlidir. Özelleştirilmeyen bir şeyin kalmaması bu kapitalist düzenin para politikasından başka bir şey değildir. Bu düzen insanların yaşamlarını, canlıların varlığını ve doğayı resmen öldürmekte. Böyle bir düzende bir gün ölmek için her gün ölüyoruz ya da her gün yaşıyoruz(!) bir gün adam akıllı ölmek için, ama biz sessiz kalırsak her gün farklı sebeplerle bizi öldürmeye devam edeceklerdir.

***

Bazı Şeyler“Fareler ve İnsanlar” John Steinbeck tarafından yazılmış bir novelladır. Kısaca konusuna değinecek olursak; iki gezgin çiftlik işçisi olan George Milton ve Lennie Small’un “Büyük Bunalım” sırasında Kaliforniya’da yaşadıkları trajik olayları anlatmaktadır.

Bu kitap bana çok değerli bir insan tarafından önerildi, kitabı bulmam gereken yerlerde bir türlü bulamayınca kütüphaneden temin edebildim. Kitap bir novella olduğundan dolayı çok kısa bir sürede bitirdim. Kitap bitti fakat soru işaretleri tarafımdan bir türlü noktalanamadı. Bir yazar öyle bir karakter yaratıyor ki, bir insanın iç dünyasını tüm çıplaklığı ile görebiliyorsunuz, fakat hepsi bir kenara “bu kitap niye yasak kardeşim” dedim! “Bir şeyin yasak olması için akıllıca bir nedenin olması gerekmez miydi?” Yasakları neye ve kime göre düzdüklerine bakmadan “yasak” denilmesinin tarafların akıl sağlıklarıyla ile ilgili olduğunu düşünüyorum.

Bu yasak, karakterin iç dünyasına ve duygularına inilmesinden ve hikayenin uç olmasından dolayı mı yoksa karakterlerin saldırgan niteliği taşımasından dolayı mı? Ama neresinden bakarsam bakayım saçmalık olarak değerlendiriyorum. Bir “yazar” istediğini “anlatır”. İster, bir ütopya oluşturur dünyasında, isterse dünyasını bir distopya olarak anlatır. O zaman bu yasaklar kime göre, neye göre ve hangi anlayış biçimine göre değişir asıl tartışılması gerekenin bu olması gerektiğini düşünüyorum.

Eser ABD’de birçok halk kütüphanesinde yasaklandı ve okulların müfredatından çıkarıldı. Bu sansürün çeşitli sebepleri arasında, ötanaziyi desteklediği iddiası, işveren aleyhinde olması, küfürler ve ırkçı ifadeler içermesi ve genel olarak karakterler tarafından bayağı ve saldırgan bir dilin kullanılması vardı. Bu yasakların ve kısıtlamaların bir çoğu daha sonra kaldırıldı. Eser halen ABD, Avustralya, İngiltere, Yeni Zelanda ve Kanada’daki ortaöğretim okullarında, okunması zorunlu kitaplardan biridir. Sıklıkla sansüre hedef olan eser, American Library Association’ın 21. yüzyılın en fazla sorgulanan kitapları listesinde yer alıyor.

Ama yıl 2014, haberlere bakıyorum kitap İngiltere’de tekrardan yasaklanıyor. Peki neden bu yasak! Sonra anlıyorum ki Muhafazakâr Parti’nin eğitim alanına olan darbesi ve birçok kitabın yasaklı hale gelmesi ama şu bir gerçek ki “yasak” okumak isteyen birini ne kadar da engelleyebilir ki ya da o yasaklar “yasaklı” olduğundan dolayı, çok daha cazip gelmez mi?

Dipnot:

Matematik Köyü Web Sitesi: matematikkoyu.org

Ali Nesin’in Anlatımıyla Matematik Köyü; youtu.be/YUd3HvlQMEc

İztuzu Plajı İmza Kampanyası; www.change.org/tr/kampanyalar/..

Kaynaklar: Vikipedi

Son olarak; engindukkan.com hayırlı uğurlu olsun. :)

Ece Çekiç