Bazı Şeyler ‘2

Bazı ŞeylerDüşünsek mi yoksa düşünmesek mi?

İnsanlar anlayabilse!

Söylenenlerin gerçekliğine, sorgulama yetilerini kullansalar. Şöyle deseler mesela; “Bu adam doğru mu konuşuyor?” Biraz düşünsek mi? “Ya da boşverin doğrudur doğru!”

İnsanlar görebilse!

Açlık sınırından öte bir “yaşam” var mıdır diye düşünse? Ya da şöyle mi düşünsek! “Yaşamın fıtratı budur!” Ötesini düşünme mi desek? Peki o zaman vicdan azabı daha mı az olur ya da kömürden daha kara mı?

İnsanlar bilebilse!

Bir tiyatro oyununa gitsek mesela ve oyunun 10 dakikası saçma sapan gerekçelerle çıkarılmış olsa! “Bu kadarını düşünün fazlasını değil!” deseler… Peki ya anlatılmak istenilen gerçek o son 10 dakikasında veriliyorsa? Neyse boşverin bu kadarını düşünün işte(!)

Bizden istedikleri belki de şöyle bir şeydir. “Ya da bize yaptıkları!”

Alsak kumandayı açsak bir kanalı baksak baksak, saçmalığın dibine vursak beynimiz uyuşsa; sevginin sahteliğinden yemeğin çiğliğinden, aile kavramının hiçliğe vurulmuş halinden, paranın kutsallaştırılmış değerinden ölsek… Nasıl olur acaba? Bitkisel hayat gibi mesela!

Sonra da hayatımızın sansürlenmiş gerçeğini görmeye çalışsak! Manşetlerin sıradanlığından, gündemin değiştirilmiş özgürlüğünse kısırlaştırılmış halinden konuşsak! Ya da konuşmayıp “Bize ne?” mi desek?

İstedikleri gibi olmasak ve böyle yapsak mesela…

Okusak, araştırsak, bilsek, daha çok öğrenmek ve öğretmek istesek…

Birilerin lafıyla değil de kendi kelimelerimizin akıl hocası olsak; “Evet doğru konuşmuyor çünkü…” desek! Belgesellerin “Şu şu nedenlerden dolayı almış olduğu yayın cezasından…” Alın size belgesel! denmesinden öte cezasızca açıp izlesek mesela! Sanki cezaymış gibi bir algı yaratılmasa nasıl olurdu acaba?

Sonra da kalıplaşmış eğitim ya da değiştirilmiş eğ-ri-tim! sisteminden bahsetsek!

Açıp baksak bir coğrafya kitabına “hala mı gelişmekte olan ülke sıfatında!” Çokta şaşırmamalı aslında! Sonra gerçeği görsek uçsuz bucaksız tarlaların güzelliklerini çiftçinin emeğini, alın terinin değerini ve gururla şöyle desek: “Köylü milletin efendisi’dir.”

Peki ya bu emeğin, sömürleştirilmesine ve köylünün zorla mülksüzleştirilmesine şahitlik ediyorsak?

Zeytin hasatı şenliğinde; şöyle güzel bir zeytin ağacının dibinde otursak, binbir çeşit türüne ve doğanın mucizesine hayranlık duysak mesela… Ya da boşverin böyle şeyleri!

Ağaçların kesilmesine şahitlik edelim sonra da beton yığınları içerisinde “gelişmişlik” düzeyinin gururundan söz ederiz!

Görebilsek gösterebilsek…

Soğuk bir kış günü dışarıya çıksak, sokakta yaşayan hayvanları görsek ve yapılan işkenceleri… Sonra da düşünsek “hayvan” kavramının anlamını! Şöyle sorsak mesela, hayvan kime denir, kendinde hak görüp işkenceyi yapana mı yoksa işkenceyi görene mi? Düşünsek, empati meselesini ama hepsinden önce kanun gerçeğini sorgulasak!

Hissedebilsek ve anlayabilsek mesela;
Engelinden dolayı sokakları kendine hak göremeyenleri düşünsek! “Eşitlik” kavramını sorgulasak! Ya da hiç düşünmeyip şöyle mi desek. “Hadi kardeşim işe geç kalıyorum.” “Hadi sana söylüyorum çabuk geç!” Yaptığını da kornayla deseklese mesela… Bu tür laflara her gün maruz kalanları ve bunları yapan insanların merhametsizliğinden mi yoksa düşüncesiz kalışlarından mı diye sorgulasak? Ya da bunları yapmasak ve kendi hayatımıza mı baksak?

Görmesek duymasak ve bilmesek yerine… Görsek duysak ve bilsek! Görmeyenlere duymayanlara, bilmeyenlere anlatsak nasıl olurdu acaba?

***

Engelsiz ÇorbaBir Engelsiz Pedal Derneği projesi olan “Engelsiz Çorba” projesi sosyal medyada farkındalık yaratmayı başarmış durumda. Engelli, engelsiz, çorbaKadın, çorbaAdam olarak yollara düşüyorlar. Geceleri bisikletleriyle yolla çıkıp evsizlere ve mültecilere çorba dağıtımı yapıyorlar; sabahın ilk ışıklarına dek süren bu yolculuğun sonunda yorgun ama mutlu dönüyorlar. Engelsiz Pedal Derneği gönüllüleri farkındalık yaratmakta kararlılar. Kurumlar, bu sorunları dikkate alıp harekete geçene kadar çorba dağıtımına devam edeceklerini de belirtiyorlar. Bu projeyi diğer şehirlerde de yapmak için hazırlık yaptıklarını sadece İstanbul ile sınırlı kalmayacağını söylüyorlar. Böyle güzel bir projenin destekcisi olmak isterseniz eğer engelsizcorba.org ziyaret edebilirsiniz.

Ece Çekiç