Beklemek

Hayatımızı etkileyecek olan ya da hayatımıza yön vereceğini düşündüğümüz, daha doğrusu sandığımız “beklemek”ler de vardır. Okulu bitirmeyi, meslek sahibi olmayı, evlenmeyi, çok para kazanmayı “beklemek” gibi… Kışın geçmesini, yazın gelmesini bekleriz alışkanlıkla… Kuyrukta sıranın bize gelmesini bekleriz, bazen sabırla, bazen sabırsızca… Bazen de birini bekleriz… Kaybettiğimiz ya da daha gelmemiş ve belki de hiç gelmeyecek birini… Bu bir dosttur bazen, ailenizden kaybettiğiniz biri, eş ya da sevgili…

Baktığınız her yer O’nda biter. Gördüğünüz her şey de O’nu ararsınız… Aynadaki görüntünüzde bir yansıma, sokaktaki köşe başında bir kucaklaşmadır O… Yağan yağmurdur, denizdeki yakamozdur O… Gecelerin ayı, gündüzlerin güneşidir… Tıpkı yüreğinizi sizden aldığı gibi giderken cümlelerinizi de götürmüştür yanında… Sessizlik kalır geriye sevgiden… Durdu sanırsınız dünyayı… Hayat devam ediyordur ve bu çarkın içinde sizi de bilmediğiniz başka diyarlara sürüklüyordur… Bitecek sanırsınız acınızı bitmez… Sadece bir yerlere saklanır yüreğinizde… Bir şarkıda, bir şiirin içli mısralarında ve belki de bir sözde kanamaya hazır bir yaradır o hep artık… Sessizliğin içinde bir çığlık, karanlığın içinde bir ışık…

Hayatta en zor iki şeyin özlemek ve beklemek… Önce araya mesafeler girer dakika dakika uzaklaşır yüreğiniz bedeninizden sonra gittikçe daha da eksilirsiniz… Çekilmezleşir nefes almak. Cayır cayır yanmak gibidir özlemek geçen her dakika daha da büyür içinizde ki ateş, sevgiyi de katlar durur karanlıkları da… Dayanılmaz olur kendini eksik hissetmek…

Özlersin… Özlersin… Özlersin… Gittikçe daha da daha da çok özlersin… Vakit hasreti aşmıştır dakika saymaya bekleyip durmaya kalmıstır… Öyle bir hal almıştır ki o andan sonra canın daha da çok yanmaya başlamıştır… Korkuların artmış, ümitsizlik sesleri kulaklarını sarmıştır… İşlemiyordur artık hiçbir şey bedenine ya da ruhuna… Tepkin yoktur hiçbir uyarıcıya…

Belki de haberin yoktur ama; beklemek bitirmiştir seni aslında… Dört duvar arasında yapayalnız kalmışsındır belki, sarılacağın kimsen kalmamıştır yüreğinin samimiyetinde… Kokusunu içine çekebileceğin o büyük yürek bir şarkı gibidir… Çook uzaklardadır..

İçin yanar kan ağlarsın bütün yaşları içine içine akıtırsın hıçkırıkların boğazına dizilir kalır dışarı çıkartamazsın… Bunu da kaldıracaksın…

Evren Kır