Bir Gece…

Bir Gece...Gece, sonsuzluğu anlatıyordu sessizliğiyle. Ve müthiş bir hüzün.

İçim ürperiyordu. Küçük bir kız çocuğu gibiydim adeta. Gecenin karşısında sessizleşiyordum. Ürkek bir serçe gibi başımı saklayacak yer arıyordum.
Belki annemin şefkati, babamın kucağı…

Sessizliği bozan seslere karşı öfkeliydim. Doğallığı bozan seslere…

Böceklerin sesleri ve hırçın köpekler… Geceye anlam katıyorlardı.
Uzak mahallelerden gelen köpek sesleri ve yakınımdakiler. Ne diyorlardı acaba? Neye isyan ediyorlardı? Böyle hırçın…
Ne içindi öfkeleri?
Minik yavrular vardı bir de. Ne kadar da iç acısı uğulduyorlardı. Anlıyordum. Korkuyorlardı.

Ve kedim gelmişti yanıma. Korkusunu paylaşmıştı benimle. Birlikte seyrettik yıldızları.
Korkusunu dindirdim. Hırçın köpeklerden korkuyordu.

Yıldızların güzelliğiyle aydınlanmıştık. Sevgiyle doymuştuk geceye.

Doğa; yaşamın eşsiz parçası.

Kedim ise bir umutla başını yasladı göğsüme. Onun hayattan tek beklentisi yaşamaktı.
Sevgim yaşatmıştı onu, şefkatim…
Sevgisi umudum olmuştu.

Ve gece ay ve yıldızların eşsizliğiyle son bulmuştu.

Burcu Örlü