Bir Gözü Yıldız Palyaço

Bir Gözü Yıldız Palyaço‘Stavros Lantsias – The Waltz of the Eyes’ adlı müziğe serenat çalışması.

Zamanın birinde Şalem adında bir ülkede bir kral yaşarmış. -Melkisedek- Kralın tüm vücudunda 34 tane eli varmış. Bu eller gece tam on ikiyi vurduğunda The Waltz of the Eyes şarkısını çalarmış. Halkı bu durumdan fazlasıyla muzdaripmiş. Bir gün yine saatler on ikiyi vurduğunda poposunu kaşıyarak zar zor yataktan kalkmış. -Oblomov’dan hallice bir kralmış.- Nasıl olsa halkı bu durumdan öfkelenerek kapısına dayanacak diye küfrede küfrede üstünü giyinirmiş ve tacını takarmış. Tacı da tavustan hayaller barındırıyormuş; görkemli, rengarenk kanatları varmış. Tavustan bozma tacı ona her gece aynı saatte şu sözü söylermiş: ‘Hayat bir illüzyondur.’ Kral ise bu sese dayanamayıp tacını fırlatıp atarmış. Halkı da bu yüzden ona Taçsız Kral dermiş.

Bir Gözü Yıldız PalyaçoMüzik seslerini duyan Şalem halkı ise koştura koştura sarayın kapısına dayanırmış. Halkın unuttuğu bir şey: Melkisedek’in aslında kahin bir kral oluşudur. Kral seslerden kurtulmak için her gece büyü yaparmış, büyü etkili olamayınca ona tepki gösteren halkına saldırırmış.

Bir Gözü Yıldız PalyaçoBir gün yine bu tepkiye dayanamayıp onlara büyü yapmış. Ülkedeki halk bir daha asla konuşamamış. Şehirde konuşabilen tek kişi varmış o da Bir Gözü Yıldız Palyaço imiş. Meğer Palyaço bu sırada başka ülkede gösteriye çıkmış. Büyü bir tek ona işlememiş. Şarkı söylemeyi çok seven palyaço her gece saat on ikiyi vurduğunda yıldızlara bakar ve ülkeden yayılan ‘The Waltz of the Eyes’ müziği eşliğinde mırıldanırmış: (Sesten etkilenmeyen ve onu seven tek kişi!)

kuşlara ağlayan kız
kuşlara ağlayan kız
ağlama leylaklar açmış
karanfiller şehri sarmış
sevdiğin çiçeğin açmış
koş dağlara, kırlara koş
korkma, sevineceğiz
sarılmak güzel
sen güzel
galaksileri seven bir adam yaşar
bak karşında bir gözü yıldız
bir gözü saadetten katıksız
şarkılar yalnız
kuşlara ağlayan kız
hüzünden dönecek bir gözü yıldız

Bir Gözü Yıldız PalyaçoDurumdan habersiz her gece bu şarkıyı söyler dururmuş. Şarkı bittiğinde kayığı ile balık tutmaya gidermiş. Balıkları tutar onları geri suya atarmış. Bir gün karşı tepelerden ona el sallayan bir kız görmüş. Kız dağın tepesinde her gün aynı saatte ona bakınır, ağlar. Yanına gittiğinde hiçbir şey demezmiş. Gel zaman git zaman… Palyaço yine bir gün balık tutarken gölde yaşayan; Canavar Büyük Göz ona şöyle fısıldamış:

meğer büyünün işlemediği tek canlı benmişim
göl kenarlarında sudan canlıları sevmişim
bir kahin yaşar Melkisedek
bir gün bir büyü yapar
bu büyü kendini yakar
vücudunda otuzdan fazla eli var
Tanrı’nın laneti Melkisedek’in canını yakar
her gece saat on ikiyi vurduğunda
ellerinden müzik sesleri çıktığında
tüm halk uyandığında
haykırır sarayın kapısında :
‘Taçsız Kral, in oradan aşağı
git bu ülkeden
dolan seyr-i diyarı’
sinirlenir Melkisedek, yapar bir büyü daha
halkın sesi çıkmaz asla bir daha (sonsuz sükunet)

Neden kızın konuşamadığını öğrenen Palyaço ağlamış ağlamış. (Günlerce) Ne yapacağına karar verememiş. Bir ağacın altında düşünmüş. Kız karşıda uçan leyleklere bakar dururmuş. Palyaço başka bir ülkeye gitmeyip günlerce karşıdan kızı izlemiş. Göldeki büyük gözlü canavar, her gece on ikide palyaçoyu bekler dururmuş. Hüzünle yolunu gözlemiş ama Palyaço her gün dağın tepesinde ağlayan kızın yanına gidermiş.

Bir Gözü Yıldız PalyaçoBir gün dayanamayıp sızmış. Siz diyin bir ay ben diyeyim iki ay uyumuş. Kız bakmış Palyaço uyanamıyor gölün kenarında günlerce ağlamış. Gözyaşları göle akmış, bunu gören Canavar Büyük Göz, şöyle demiş:

ağlayan kız
ağlayan kız
Palyaço uyanmıyor ve ben yalnız
seni çeksem bu göle
kaybolup gitsen içimde
yüreğim soğur bir vakitte
ama yapamam
seni içime alamam
şimdi git Kahin Kral’a
yalvar ona
ver Palyaço’yu bana
balık tutup şarkı söylesin dünyaya

Kız sesleri duyup irkilir. Daha önce ne gözleri dev bir göl canavarı görmüş ne onun konuştuğunu. Koşmuş koşmuş krala doğru. Kral büyük bir mutlulukla ellerini susturmanın büyüsünü ararmış. Kız sarayın önüne gelince tavus kuşundan örme duvarlar görmüş. (Melkisedek ülkedeki bütün tavus kuşlarını öldürüp sarayına duvarlar yapmış.)

Bir Gözü Yıldız PalyaçoBaşı dolanan kız, yere yığılıp kalmış. Bunu gören askerler onu saraya almış. Kralının huzuruna çıkan kız kendine gelince krala bakmış, ağlamış. Bu durumdan canı sıkılan kral:

Sana büyü yapsam
Konuşsan bana baksan
Yıllarca kölem olarak kalsan

Kız ağlamış. Eğer kabul etmezsem Canavar Büyük Göz, beni öldürecek. En iyisi bir köle olarak yaşamak diye düşünmüş. Kralın teklifini kabul etmiş mecburen.

Kral Melkisedek kıza büyü yapar. Kızın üstündeki lanet kalkar. Krala yalvarır: Bir Gözü Yıldız Palyaço’yu uykudan uyandır! Yalvar yakar kral kabul eder. Palyaço uyanır ama her şeyi unutmuş olarak. Ne ağlayan kızı hatırlar ne şehirdeki laneti. Balondan uçurtmalara takılır. Ülke ülke gezer. Yıllarca gezinir. Mutlu ve tasasız bir Palyaço. Yüzünde rengarenk bir maske…

Bir Gözü Yıldız PalyaçoKız kederli yıllar geçirir. Kral bütün lanetiyle ona hükmeder. Palyaço uyanmıştır fakat kendi esirlik uykusuna yatar. Kral ona tavustan bir pelerin yapar. Pelerini salladığında müzik sesleri yayılır sarayın odalarında. Bu ses ve bu laneti kıza da vermiştir artık. Kız pelerin oynamasın diye bütün gece sabit bir şekilde kıpırdamaksızın kendi kendini esir eder. Gökyüzüne bakar ağlarmış. (Sanki dünyaya ağlamak için gelmiş.)

Ülke ülke uçan Palyaço ise günün birinde yanlışlıkla bir leyleğe çarpar. Leylek ağlar ağlar. Bu durumdan etkilenen Palyaço aynadan yüzüne bakar. Sanki ağlamış bir zaman izleri kalmış yanağında. Şakakları kederden sararmış, gözleri hüzünden gri bakar. Buğulu ve donuk. Sanki az evvel yağmur yağmış da damlalar leke bırakmış camlarında. Şüphelenmiş:

Bir Gözü Yıldız PalyaçoBende bir keder var az evvel ağlamış gibiyim. Beni bekleyen biri var, az evvel ardımdan sözler uçurmuş gibi gökyüzüne. O sözler, gelip de yanağıma konmuş. Kederden bir askı sıyırmış elmacık kemiklerimi. Zayıf ve endişeli gözüküyorum.

Birden bir patlama olur. Palyaço düşüncelerinden aşağı fırlatılmış gibi yere yığılır. Balon patlamış, gezinti bitmiş az evvel. Düştüğü yer: Şalem.

Derin düşünceleri zihninde başka kimlikler yaratıp dururken kıvrandığı gölden bir el onu yukarı atar. Kendine geldiğinde karşısında kocaman gözlü bir canavara bakar. Canavar, dostunu görünce mutluluktan şarkı söyler tüm Şalem Gölüne:

geldin Bir Gözü Yıldız
ne kadar zordu beklemek yalnız
kederli, özlemli, mutsuz
işte geldin ama
büyük gözlerimi ışığından bırakma bir daha
artık sevineceğim dostum tek gözü yıldız

Bir Gözü Yıldız PalyaçoPalyaço şaşkınlıkla canavara bakar, yorgunluktan uykuya dalar. Canavar şarkı söyler durur tüm gece. Sesleri duyan kız anlar: Palyaço ve Canavar mutlular. Sesim geri verildi bana. Esirim kendi hücrelerime ama. (Kendi kendine ağlar ağlar.) Ve ben yalnız ve ben mutsuz!

Gün doğumu, leylak kokuları, leylek sesleri, başka başka kuş cıvıltıları ilkbaharı müjdeliyor. Işık vuruyor, Palyaço gülümsüyor. Canavar dostu ona bakmakta. Palyaço:

bir şey var bende
anlat bana
zihnim boş bir levha
anlat bana
bana anlat kendi içimi
ben kimim?

Canavar:

yıllarca seni bekledim
anlatamam
kaybedemem seni
bırakma beni
bilme bazı şeyleri
ama dostun olurum
hatırla beni Bir Gözü Yıldız

Palyaço başını alır koşar koşar; dağlara, bayırlara, haykırır: Ben kimim diye. (Vardığı yer sarayın önü.) Sesler haykırır o yerde:

insan en çok kendine yabancı.
uzattı bir kadehi bir hancı
bak şimdi sallayacağım pelerini.
hatırlayacaksın kendini.
Palyaço bakar neden ağlarsın Hancı Kız? (Kız susar.)
Sallar pelerini. Palyaço, hatırlar kederlerini. Kıza bakar elinde kadehler.
ben ağlayan kız
krala yıllar yılı içki üretirim
ellerim kokar şaraptan kızıl bileklerim
ben ağlayan kız
hatırladın mı beni?
Bir Gözü Yıldız

Bir Gözü Yıldız Palyaço… büyü biter. Palyaço her şeyi hatırlar ama bu sefer de onları gören askerler kralın karşısına çıkarır. Kral öfkeden deliye dönmüş. Yıllardır ellerindeki büyü bitmemiş. Yardımcısı ona ihanet etmiş. Kıza bakar:

en baştan dedim sana
anlaşma yaptım sen de uydun buna
Palyaço’yla konuşmak yasak demiştin
pelerini sallayıp ezip geçmişsin

Tam Palyaço’ya büyü yapacakken kızın pelerininden sesler yükselir. Sesleri duyan Palyaço kendini kaptırıp müziğe beste yapmaya başlar.

‘Ben Palyaço
Bir Gözü Yıldız
Galaksiler biriktirdim gözlerimde
Sever beni dostum Canavar Büyük Göz de
Bakma bana Mankisedek
Bu müzik çok hoş yayılır
Her gece dinler şarkı söylerdim ben de
…’

Bu beste saraya hükmeder. Kralın tacı ufalanır. Otuzdan fazla eli yok olur, tavus kuşları canlanıp özgürlüğüne kavuşur. Müzik diner. Pelerin susar, ağlayan kız güler.

Bir Gözü Yıldız PalyaçoMeğer müzik kendine beste ararmış. Sesler bestecisini ayağına çağırmış. Şaşkınlıktan gözleri parıldayan kral bütün ülkeyi Bir Gözü Yıldız Palyaço’ya bırakmış. Gülen Kız Palyaço’yu alıp canavara gitmiş. Ayağında kırmızı çoraplarıyla kendini şişiren kurbağalara tükürüp günlerce kahkahalarla gülerlermiş. Şehir adı gibi ‘esenlik’ katmış tüm halka. ‘The Waltz of the Eyes’ müziği eşliğinde şarkılar söylenirmiş:

gülen kız
gülen kız
şehir konuşuyor artık
bak bana, bana bak
Canavar Büyük Göz
Sevgili Dostum!
‘Sevebilirim hem de nasıl dile benden ne dilersen’

Canavar cevap verir:

Sevgili Dostum, Tek Gözü Yıldız
Kuşlar şarkı söyler
Ağlayan kız güler
İçimde kalmadı bir keder
Bir dost başka ne diler
Bir isteğim yoktur
Hayat bir illüzyondur
Sorma bana artık
Balık tutup şarkını söyle yeter…

Özlem Özler