..Sert plastikten yapılma 206 direksiyonunu tutan elleri istemsizce terliyordu. Gözleri kısılmıştı; yaz ikindilerinin yolda olmak için iyi saatler olmadığını düşündü, hele de güneÅŸe karşıysanız.. çok geçmeden görüşünü asıl engelleyenin, gözbebeklerinde biriken ıslak bulut olduÄŸunu farketti; belli etmeden savuÅŸturmaya çalıştı… Daha sıkı tuttu direksiyonu, destek alması gerekti..
..”yürürüm ipte.. ağım yokken hem de.. kopkoyu içim inan çok çalıştım bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için”
..yan gözle baktı; kızın gözü camdan dışarıdaydı. hiç umursamaz bakışları bitmeyecekmiÅŸ gibi uzanan yola akıyordu.. orada yok gibiydi. devamını oku…
..Karanlığa kaçan kıvamda loş bir koridordan geçip odaya girdiğinde, ışık gözlerini almıştı.
Oysa son demindeki baharın köhne ve dar pencereden yansıyan ışıkları o kadar da güçlü değildi.
Neden sonra bu sarımsı ışığın ortasında, adamın dik ve geniÅŸ siluetini farketti. Hiç kıpırdamayan ve geliÅŸkin bir fidanı andıran siluetini.. devamını oku…
.ÅŸimdi, tam ÅŸuan..
..çok uzakta bir dağın eteklerinde, bembeyaz bir çiçek yapraklarını bahara açmakta..
..bir martı kanatlarını çırpıyor olan gücüyle; bulutlarla yarışmak kolay değil..
..bir nehir köpük köpük sunuyor yüreğini..
..bir bulut yağmuru taşıyor göğsünde, nazlı bir gelin gibi salınmakta..
..bir bayrak rüzgara salmış kendini, derin derin nefes alırcasına dalgalanıyor..
..deniz kıpır kıpır, bir yüreğin atışı gibi dalga dalga..
..gün bitmeye varıyor, akşamın gölgesi kapıda;
..yıldızlar sonsuzluğun az berisinde saklanmış, sırasını bekliyor;
..güneÅŸse batmaya hazırlanmakta.. devamını oku…
Yine kar, yeni kar, yeniden kar…
Elimde bir fincan çayla, sıcak odamın penceresinden bakıp o beyaz kutsal örtüyü ilk gördüğümde, aklımın uçsuz bucaksız dehlizlerinde bunlar esivermişti. Sonra içiçe geçen düşünler peşpeşe geldi.
Ne kadar ilginç bir varlıktır kar dediÄŸimiz ÅŸey. Ansızın bir saÄŸanak gibi bastırdığı nadiren olur, usul usul baÅŸlar çoÄŸu zaman. Önce aÄŸaçları, minareleri, araçları kaplar. Sonra yollarımızı sıvazlar pamuktan örtüsüyle. Öyle olaÄŸanüstü salınarak süzülmektedir ki gökyüzünden. Salınarak… MeÄŸer her bir tanesini bir melek taşırmış yeryüzüne.
devamını oku…
Herdaim kalabalık bir alışveriş merkeziydi buluşma yerleri. İlk kez gözlerine rastladığı yerdi, burasıydı. Bir daha düşlerime girer mi diye düşündüğü o bakışları şimdi doyasıya yudumlamanın verdiği tuhaf sarhoşluk başını döndürüyordu genç adamın.
Sıcağı yazdan kalma bir sonbahar ikindisiydi vakit. Oysa yüreÄŸinde ilkbaharın kıpırtısını hissediyordu; tomurcuk açan çiçeklerin kokusu, kanat çırpan kelebeklerin titreÅŸimleri, gökkuÅŸağına gebe gökyüzü… Tezattı ve güzeldi. Bütün hissettiklerinin, onun gözlerinden içine aktığını düşünüyordu. Bayılmadığına şükretti…
devamını oku…