İçimdeki Yangın

İçimdeki Yangınİçimde anlam veremediğim bir çocukluk… Ruhum hüzünle kavrulmuş. Zaman geçmek bilmiyor. Dört duvar arasında duygularımı dizginleyememenin verdiği çocuklukla yanıyorum. Nedeni yok, yanıyorum…

Yazdıklarımı armağan edeceğim kimsem yok, duygularımı dile getirebileceğim hiç kimsem…
Bir kağıdım ve kalemimin buluştuğu o mahzunlu geceler, tek dostum belki de.

Darmadağın olmuş saçlarım, kirpiklerimden damla damla akan yaşlar, yüreğimin derinliğindeki acı ve sonsuz dalgınlığım. Neden? Nedir bu yangının adı?

Kalabalıklar arasında yaşanan yalnızlık, yüreğime biriktirdiğim ihanetler olmalı. Kahkahalarım ardına gizlenen gözyaşlarım ise bedeli. Kabullenemediğim kaybedişlerim bedelimin en ağır sonucu. Ve sessiz geceye armağan edişim ruhumu.

Okumaya devam et “İçimdeki Yangın”

Biz İnsanız

Biz İnsanızTürkülerde bulurum kendimi. Yaşanmışlıkları görürüm. Yaşarım tekrardan. En deli hislerimle yaşarım.
Solumda alev alır DEVRİM. O tebessümlerde yaşarım o aşkı.
O türkülerde…
Sonsuz bir direniş. Alev alev yanan ruhların sonsuz savunması. Zalimlerle mazlumların kavgası.
İnsanları bölenlere, direnenlerin kavgası.
Sonuç olarak idama gidenlerin kavgası.
Sonuç olarak daha 17’sinde ölenlerin kavgası.

Oysa dostça yaşamak varken kavga neden?

Okumaya devam et “Biz İnsanız”

Bir Gece…

Bir Gece...Gece, sonsuzluğu anlatıyordu sessizliğiyle. Ve müthiş bir hüzün.

İçim ürperiyordu. Küçük bir kız çocuğu gibiydim adeta. Gecenin karşısında sessizleşiyordum. Ürkek bir serçe gibi başımı saklayacak yer arıyordum.
Belki annemin şefkati, babamın kucağı…

Sessizliği bozan seslere karşı öfkeliydim. Doğallığı bozan seslere…

Böceklerin sesleri ve hırçın köpekler… Geceye anlam katıyorlardı.
Uzak mahallelerden gelen köpek sesleri ve yakınımdakiler. Ne diyorlardı acaba? Neye isyan ediyorlardı? Böyle hırçın…
Ne içindi öfkeleri?
Minik yavrular vardı bir de. Ne kadar da iç acısı uğulduyorlardı. Anlıyordum. Korkuyorlardı.

Okumaya devam et “Bir Gece…”