Birleşen Noktalar

Birleşen Noktalarİlkokul 5. sınıfta Halil öğretmen Sibel’e matematik testini, bana Türkçe testini verdiğinde üzülmüştüm. Ben matematiği daha çok seviyordum, niye onu ona vermişti?

Ortaokul yıllarımda edebiyat kompozisyonlarından hep iyi not alıyordum, herhalde analitik bir sistematik içinde yazdığım için idi.

Lisede eşit ağırlıklı türkçe matematik bölümünde edebiyat ders saati sayısı fazla ve Erman “sen mühendislik ağırlıklı meslekler düşünüyorsun, sayısaldan giriş yapman daha mantıklı bir tercih olur” dediği için fen bölümünü tercih etmiştim. Okumaya devam et “Birleşen Noktalar”

Pencereleriniz Açık mı?

Pencereleriniz Açık mı?Bazen sokaklarda dolaşırken en çok evlerin, apartmanların pencereleri dikkatimi çeker. Kimisi sıkı sıkıya kapatmış panjularını rüzgarın bıraktığı toza aldırmaksızın, kimisinin güneşe açılmıştır kanatları, neşeli perdelerin ve minik saksıların eşlik ettiği… Evde hayat belirtisidir pencereler, ‘ışığı açık olmak’ ise davetkardır aslında misafir komşular için. Bazı pencereler vardır yeşile, güneşe bakan, bazıları ise gölgesiyle çam ağaçlarının hüznünü taşıyan mezarlıklara aksine…

Kalbimiz de böyledir aslında, gülümseyişlerimizdir, bazen selamımızdır dostlara, bazen ‘gönlümüzden kopanlardır’ sessiz yardımlarla… Okumaya devam et “Pencereleriniz Açık mı?”

Zaman Algısı

Zaman AlgısıZaman göremediğimiz, duyamadığımız ama sıklıkla azlığından şikayet ettiğimiz, soyut bir kavramdır. İstemeden de olsa tükettiğimiz, tasarrufunu yapamadığımız bir kavram hem de. Bugüne kadar, bu bulunmaz cevher ile ilgili birçok varsayım ortaya atılmıştır. Fakat, bu varsayımların dışında doğrulanan bir teori vardır ki; o da İzafiyet Teorisi.

Bu teoriyi ilk duyduğumda çocuk yaştaydım. O yaşta ki mantığımla da tam olarak kavrayamamıştım. Benim için zaman, İzafiyet Teorisi’nde ki gibi göreceli değildi. Zaman, her yerde aynıydı. Okumaya devam et “Zaman Algısı”

Ruhunu Rahatlat

Ruhunu RahatlatYazmaya ortaokul yıllarımda başladım. Çok sevdiğim Türkçe öğretmenimin tavsiyesi üzerine bir günlük edindim. Düzenli olarak yazdım.

Kendimi buluyordum yazdıkça. Anlatmaya çekindiğim duygularımı aktarıyordum. Kimi zaman öfkelerimin, kimi zaman sevinçlerimin izdüşümü oluyordu günlüğümdeki satırlar. Hala saklarım. Okudukça gülümserim. Yazmak konusunda, gördüğüm her yazarla konuşurum ve hepsinin ortak söylemi şudur: “Yazdıkça yazılarındaki gelişimi çok net göreceksin”. Doğru da. Okumaya devam et “Ruhunu Rahatlat”