Kendime ve Bize Küfürlerim – I

Kendime ve Bize KüfürlerimGerçek şu ki, yaşamın hiçbir anlamı yok, ancak değerlendirilebilir. Eylemsizliği bir aksiyom olarak kabul etmem korkaklığımdandır. Çünkü beklemek de bir eylemdir. Öyleyse, yaşarken bir eylemde bulunabilirim. Yaşamak, kelimesi mastar ekiyle çekimlense bile bir fiil olmayabilir. Sartre’ın herkese söylediği gibi insan kendisi için şeydir. Bir taşın bir odada yüzyıllarca var olması nasıl yoklukla eşdeğerdeyse, bir insanın yetmiş yıl hiçbir şey yapmaması da yaşadığını ispatlamasına yetmez.

Odamda hiçbir şey yapmadan oturmam, ne beni ne de benden başka hiçbir şeyi değiştirmez. Böyle bir yaşamın anlamı olmadığı gibi bir değeri de söz konusu değildir. Okumaya devam et “Kendime ve Bize Küfürlerim – I”

Banker Kastelli

Banker KastelliTürkiye, ekonomik açıdan en kötü dönemini 80’li yıllarda yaşamıştır. Bu dönemde işsizlik tavan yapmış, fakir ile zengin arasındaki uçurum ise iyice açılmıştı. Türk parası, yabancı paralar karşısında günden güne değer kaybediyordu. Çarşıda pazarda ise her şey durmadan zamlanıyordu. Ülke, çıkışı zor olacak bir ekonomik krizin içine doğru gidiyordu.

Dönemin yetkilileri hemen bir ekonomik istikrar programı hazırladı. Bunun akabinde de program kısa sürede uygulamaya koyuldu. Artık Türk ekonomisi için, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Hazırlanan bu istikrar programı ise bundan sonra “24 Ocak Kararları” olarak anılacaktı. Okumaya devam et “Banker Kastelli”

Benmerkezcilerin Yakışı/Yanışı

Benmerkezcilerin Yakışı/Yanışı

Toroman

Geçenlerde Beşiktaş sahilinde kediler arasında pek popüler bir balıkçı barınağına gittim. Balıkçılar, işlerine yaramayan balıkları bizim tarafa fırlatıyor, biz kedilere güzel bir ziyafet çekiyor. Gariptir, bunca balık olmasına rağmen, başta Toraman, birkaç kedi, yiyebilecekleri kadar balıkla yetinmiyor, gelen tüm balıkları kendi önüne topluyor. Cılız 2-3 kedi ve birkaç yavru da hüzünlü bakışlarla avcunu yalıyor.

Kaşımı çatıp, gittim yanlarına… Umurlarında değil. Bir yandan göbek şişiriyor, diğer yandan acayip bir konuda sohbet ediyorlar. Yok efendim, bu balıklar, balık atan insanlar ve tüm doğa kendileri için yaratılmış. Evrende ne varsa her şey onların hakkıymış. En nazik, en akıllı, en bilgili, en üstün bunlarmış. Hiç kimse daha iyisini bilmez, yapamazmış. Kendileri dışındaki her kedi, ya aptal, ya zayıf, ya kalleş ya da yalancıymış. Okumaya devam et “Benmerkezcilerin Yakışı/Yanışı”