Anne, Baba, Çocuk, Kadın

Anne, Baba, Çocuk, KadınBaba. Anne. Tutkuyla bağlıydınız. Görmeden birbirinizi, aile meclisinde “verdim gitti” sesleri yükselmişti. Ama tutkuya çevrildi sonrasında. Belki zorundalıktandı. Ben bunu çok sonradan öğrendim.

Kadın 16’sındaydı. Aşkı, heyecanı “kocam” dediği adamda yaşadı. Adam güçlüydü. Karım dediği gün tutkuyla bağlanmıştı karısına. Adam da 23’ündeydi. Çok da büyük sayılmazdı karısından.

İşte ben bu adamla bu kadının tomurcukları oldum. Bebektim, hatırlıyorum da. Öyle şenlendirmiştim ki yuvayı. Bayram havası yaşıyordu evimiz. Ben büyüyordum hayal meyal. Babamı göremez oldum artık. Okumaya devam et “Anne, Baba, Çocuk, Kadın”

Kaçak ’09

KaçakGünler kısalır seni gördügümde

Sanki bir saat sonra karanlık çökecekmiş gibi yüregime

Aydınlık ararken çevremde

Bir bakmışım gömülmüşüm topragın dibine

Gözlerim buğulu ve sözlerim belki de

Yüreğimse esir şu yaralı bedenimde Okumaya devam et “Kaçak ’09”

Yağmur, İstanbul, Aşk

Yağmur, İstanbul, AşkGünaydın dedim bu sabah cama vuran yağmur damlalarına. Camı açıp İstanbul’a selam verip, gökyüzüne göz kırptım… Bu sabah farklı her şeyden. Aynaya baktım, ilk defa görür gibi kendimi gözlerim gözlerime takıldı. ‘Ne oluyor sana kuzum’ dedim kendimle alay edercesine… Ne oluyor bana kuzum?

Sır istedim İstanbul’a yağan yağmurdan. Bu sabah ağzını bıçak açmadı yağmurun. Oysa ne sırlar paylaşırdık onunla. Sustu, ısrar ettim. Sustu, suspus oldu. Ben ısrar ettim sustu… Sormadım bir daha ben sustum o gitti… Okumaya devam et “Yağmur, İstanbul, Aşk”