Aşkın Tarifi (mi?)

Aşkın Tarifi (mi?)“Aşkın tarifi de yapılır mı yahu” sesleri yükselir gibi. Aşkın tarifini ancak aşktan yananlar ve aşktan büyük bir haz alanlar yapabilir. Kesinlikle yaşanması gerekir yazabilmek için. Yazarken ancak rahat nefes alabildiğimi hissettiğim için, kendi adıma izlenimler elde ettiğim ve bunun yanında hayat adı altında gördüğüm aşkların zor da olsa tarifini, ne olduğunu ne hissettirdiğini paylaşmak istedim. Makale kanıt gerektirir ve benim en büyük kanıtım dünyadaki milyonlarca kişinin ayrı ayrı yürekleri ve sevdaları. Okumaya devam et “Aşkın Tarifi (mi?)”

Kaçak ’16

KaçakAdam:
Git…
Belki son kez kapanmadan gözlerim,
Anlarsın bendeki tüm cümlelerin sana yetmeyeceğini.
Bir göz kırpması kadar uzak olsan da yüreğimden,
Kavuşmanın ne kadar imkansızlığa hapsolduğunu,
Yüreğimi söküp yerine seni koysam bile hiçbir yaramın iyileşmeyeceğini…
Boşuna, alınan tüm nefesler…
Nasıl boğulduğumu gözlerinin taa içinde görmedikçe,
Anlayamayacaksın bensizliğin kaçınılmaz son olduğunu. Okumaya devam et “Kaçak ’16”

Keşke

KeşkeHayatıma kimseyi sokmamış olmayı çok isterdim. Ne birilerinin kalbini kırmış olmanın verdiği üzüntü ne de benim kalbimi kıranlar, öyle söylendiği gibi beni hayata hazırlayıp büyütmedi ne yazık ki.

Siz hiç karşınızdakine daha fazla hayır diyemediğiniz için, o kişiyle bir ilişkinin içinde buldunuz mu kendinizi? Peki çok dürüst olduğunuz için pişman oldunuz mu? Size yalanını itiraf edip, özür dileyen ve bir şans daha isteyen kişi tarafından tekrar kandırıldınız mı?

Karşımdaki kişiyi sevsem de sevmesem de, kırılmaması için genelde kendimi kırmayı tercih ettim hep. Bazı şeylerin sonunu iyi hesaplayamamış olacağım ki hayatımda aptallıklarımla övünür hale geldim. Okumaya devam et “Keşke”