Bedel

BedelKayboldum, bildiğim şehrin sokaklarında
Sokak lambalarını arkadaş belledim,
Kaldırımları can dostum.
Gecenin son bulmayan sessizliğinde,
Ağır adımlarımla yürürken
Aklıma düştün aniden.
Sahi, neden geldin bilemedim.

Halbuki derinine bırakmıştım denizin
Mavisine boğmuştum hayalini Okumaya devam et “Bedel”

Yaşanacak Bir Kaosun Anatomisi ‘2

Yaşanacak Bir Kaosun AnatomisiSıkıştın. Şimdi kati suretle ve çelişkiye mahal vermeyen kesinlikle sıkıştın. Tüm yolların tıkandığı, yollara açılan patikaların bile gözden kaybolduğu bir çaresizlikle sıkıştın. Sıkışmayı tüm alt anlamlarıyla ve tüm çağrışımlarıyla bedeninde ve kaotik bir yapıya bürünmüş, anlamsız, anlamlandırmaktan yoksun hale gelmiş, sakat ve garibe bilincinde hissediyorsun.

Sıkışmakla başlıyor tüm kaos. Sıkışma. Sıkışma. Hareketsiz kalıyorsun. Olduğun yeri yalnızca işgal ediyorsun. İşgal ettiğin yerde yalnızca bulunuyorsun. Bulunmak senin için tek varoluş biçimi haline geliyor. Yalnızca bulunuyorsun. Bir an sonra küçük, çok küçük bir harekette bulunuyorsun. Hareket en somut anlamını yitiriyor. Okumaya devam et “Yaşanacak Bir Kaosun Anatomisi ‘2”

A’raz

A'razBu ay ne yazayım diye o kadar çok düşündüm ki, en sonunda geldiğim nokta klasik bir giriş cümlesi olan ‘Bu ay ne yazayım diye o kadar çok düşündüm ki’ye geldi. Aslına bakarsanız iki haftadır beyaz sayfanın başına oturmayışım, bu beyaz sayfayı hunharca sömürmeme vesile olabilirdi. Lakin ben de her insan gibi, en büyük tutkularından belirli bir süre uzak kalmayı yeğlerim. Paulo Coelho bu duruma ‘Mezarlık Huzuru’ der. Eminim ki diğer yazarların tıpkı Coelho’nun dediği gibi bu durumu özetleyen birkaç cümlesi mevcuttur.

Okumaya devam et “A’raz”