Bir Garip Düşünceler Zinciri

Bir Garip Düşünceler ZinciriUnutmak iyileştirir diyorlar, oysa bilmiyorlar ki unutan insan yeniden hatırlatılmasına mâhkumdur. Şimdiki aklım olsa aynı hataları yapmazdım diyorlar, oysa o hataları yapmasalardı şimdiki akıllarına sahip olamayacaklarını unutuyorlar.

İnsanlar sıklıkla unutuyor; milyonlarca sperm arasından öne çıkıp galip gelerek var olduklarını, ne kadar özel ve şanslı olduklarını göz ardı ediyorlar. Ne kadar özel olduklarını unutup; herkesin özel olduğu bu hayatta, herkesin özel olmasının aslında özel olmamak anlamına geldiği düşüncesine kapılıp hata ediyorlar.

Okumaya devam et “Bir Garip Düşünceler Zinciri”

Bir Fincan Hayat

Bir Fincan HayatŞuan Alsancak’tayım, yarı kurşun yarı dolma kalemimle başladım yazmaya…

Ah dalgınlığım! Ben ve o meşhur dalgınlığım; belki de bu satırları yazmama sebep olan dalgınlığım demeliyim.

Aşık olduğum şehirdeyim, Gündoğdu Meydanı’nda belki de daha önce adını bile anmadığım bir kafede, fazlasıyla pahalı olan kahvemin ağzımda bıraktığı hafif acı, bir o kadar da çekici tadını aşka benzetmiş olmamın burukluğu ile oturuyorum.

Okumaya devam et “Bir Fincan Hayat”

Bergamotlu Çay

Bergamotlu ÇayHer gün dükkânının önünden geçerdim bir baykuş gibi. Ne o beni fark ederdi, ne de ben onu. İşim düştü bir gün onun yeteneğine. Elimde bir poşet pantolon, gitmişken tüm ailenin işi görülsün diye ne var ne yok almıştım yanıma. “Selam ün Aleyküm dayı” diyerek girdim dükkâna. Ütünün kumaşa değdiğinde çıkarttığı buhar duvarlara sinmişti. Nihat Efendi rahatsız olmuş bir şekilde “Dayın olmak için hiçbir zahmete girişmedim, evlat!” dedi. Sohbet etmeye üşendiğim için sesimi çıkarmadan poşeti uzattım. “Ne zamana hazır olur?” dedim. “Otur, hemen yapayım” dedi.

Okumaya devam et “Bergamotlu Çay”