Yalpantılı Düşünceler

Yalpantılı DüşüncelerKimsenin olmadığı bir yere yolluyorum düşlerimi.
Başka bir ırkın yaşam sürdüğü topraklarda,
Akıntıya bıraktım gözyaşlarımı…
Geceye hükmünü ilan edenler kazanmış mıdır gerçekten zamanı?
Bu düzene ait olanlar bir başka düzenin içinde kaybolanların gördüğü düşler belki de..
Eksiltili ve çürük kokan bu düşünceleri açıklamanın başka bir yolu kalmadı çünkü artık.
Okumaya devam et “Yalpantılı Düşünceler”

Karanfillerin Tahakkümü

Karanfillerin TahakkümüBütün ağırlığı ile duygularının altında ezilen karanfiller; muhteşem kaçışlarını planlayıp zamana, mekana ve anılara karşı geri dönüşü olmayan bir tahakküm uygulamışlardı. Bu bir başarı ve aynı zamanda vazgeçişin öyküsü olacaktı. İnsanlar yüzyıllar sonra asla hatırlamayacaklardı bu karanfilleri. Zaten karanfillerin de böyle bir gayesi yoktu. Belki içlerinden bazıları geceleri uyumadan önce sonsuza dek hatırlanmanın hayalini kuruyor olabilirdi ama onlarda bu düşüncelerini açığa vurmayacak kadar karanfil kokuyorlardı…

Okumaya devam et “Karanfillerin Tahakkümü”

Penguenin Dansı

Penguenin DansıGüzel bir çöl sabahına uyanmıştım. Duygularım kumlar kadar küçük ve sıcaktı. Koşmak, koşmak ve koşmak. Nefes almanın ilkelliğini, sıradanlığını ve gereksinimi unutarak koşmak. Ne muazzam bir sabahtı. O bir yerlerden beni izlerken ben ona koşmaktaydım vakitsizce. Gördükleri sadece yansımalarımdı. Benim göremediklerim ise tam olarak ona ait olaylardı.

Buradayım. Ayaklarım acıyor. Kendimi yere atıp bir daha kalkmamak istiyorum. Yer çekimine artık karşı koyamıyorum. Erisem keşke onunla yok olsam zamansızlıkta. Sesler. Çok fazla. Boşlukta nasıl bu kadar çok ses olabilir? Hayır durun. Kısmayın müziğin sesini. O kalsın. Bir tek o kalsın. Tüm dilleri unutayım, tüm sesleri unutayım ama bir tek o kalsın. Yeni oluşan bir yıldız gibi. Var olan tüm elementleri sömüren bir yok edici gibi.

Okumaya devam et “Penguenin Dansı”