4. Boyut

4. BoyutBildiğiniz gibi üç boyutlu bir evrende yaşamaktayız. Bu boyutlar; en/boy, derinlik ve yüksekliktir. Şimdi bir anlığına iki boyutlu bir evrende olduğumuzu varsayalım. Yani eski video oyunlarındaki gibi bir durum söz konusu olsun. Bunu lütfen gözünüzde canlandırmaya çalışın. Etrafınızda kareler, dikdörtgenler, üçgen gibi şekiller geziyor. Çünkü yükseklik boyutumuz yok. İki dikdörtgenin karşı karşıya geldiğini düşünün. Gözünüzün önüne getirmeye çalışın. İkisi de birbirlerini görebiliyor, konuşabiliyor, anlaşabiliyorlar ancak birbirlerini yukarıdan göremedikleri için şekillerinin neye benzediğini bilemiyorlar.

Okumaya devam et “4. Boyut”

Hotel California

Hotel CaliforniaBugünkü yazım hepimizin çok severek dinlediği bir şarkı ‘Hotel California‘. İlk yorumunu Eagles grubundan dinlediğimiz bu şarkı her ne kadar eski bir şarkı da olsa hala çoğumuzun arşivinde bulunan, duyduğumuz anda iki dudağımızı bilinçsizce harekete geçirip söylememize sebep olan bu şarkı 1976’da kaydedilen Don Henley, Glenn Frey imzalı bir Don Felder bestesidir ve Dol Felder 12 telli gitarıyla bu zamana kadar değer kaybetmeyecek gitar solo girişlere sahip bu şarkıyı besteler.

Bütün güzelliğini kaybettiren Punk versiyonları ve coverları da bulunmaktadır (Gipsy Kings‘in İspanyolca versiyonu ve Robin Skouteris‘in The Moonlight Hotel coverı çok başarılıdır). Peki bu şarkının hikayesini biliyor muyuz? Okumaya devam et “Hotel California”

Robin Skouteris

Robin SkouterisBu kadar uzun bir aradan sonra neden bu adamı anlatan bir yazıyla döndüm peki?

Çünkü dönem dönem ilham verici her şeyden uzaklaşır normal, spontane hayatlarımıza dönüp kafa dinleriz. Ancak bizi o moddan çıkaran şeyler biranda karşımıza dikelir, olduğumuz atmosferi değiştirir bize hayal gücümüzü genişletecek yeni bir dünya sunar; bazen bir koku bazen bir an bazen bir fotoğraf bazen de bir ses bize bir şeyler hatırlatır ya da yeni bir şeyler hissettirir.

İşine odaklanan, yaptığı şeyi severek tutkuyla yapan herkes ilgimi çekmiştir; ilham dediğimiz şey böyle insanların yarattığı sanat ile karşımıza çıkıverir, onların bize hissettirdiklerini karşılıksız bırakmamalıyız. Okumaya devam et “Robin Skouteris”