Rakım ve Rakı’m

Rakım ve Rakı'mRakım kadar yüksekti sana olan özlemim
Rakı’m kadar beyazdı…
Rakının akı kadar saydam ve netti aşkım
Rakının yaktığı kadar acıydı kavuşamamak
Rakının yanındaki peynir kadar sıcaktı, samimiydi aşk
Rakı’m kadar beyazdım sana
Lekesiz Okumaya devam et “Rakım ve Rakı’m”

Sürüklenen Yaşama Bakarken Sürükleniyorum

Sürüklenen Yaşama Bakarken SürükleniyorumYaşam mı sürükleniyordu ansızın, içten içe…
Bakışlar görür gibiyim; öyle donuk, öyle lanet, öyle soğuk ve çıkarcı.
Sürüklenen yaşam bizi de mi alıp sürüklüyordu yoksa.
Kendimle çelişip duruyorum bir an ve o an insan kendiyle yüzleşiyor işte. Yüzleşiyorum.
Bakıyorum.
Aynada siluetim, karanlık bir beden.
Ben kimim, sen kimsin diyorum.
Cevap gelmiyor; bağırıyorum tekrar “kimsin, kim” diye.
Kocaman bir boşluk. Okumaya devam et “Sürüklenen Yaşama Bakarken Sürükleniyorum”

Aşka Fısıldayan Kadın

Aşka Fısıldayan KadınAşka fısıldayan kadın sağır oldu. Devam etti ama kısık sesle konuşmaya. Devam etti hayatını değiştirmeden nefes almaya, hissettirmeden kimseye aldı o nefesini. Artık kendi içinde aklında bağırmaya başladı. O kadar fazla bağırıyordu ki küçük görünen büyük dünyasında; kendi kulaklarını kapatıyordu sağır kadın.

İsyan etmedi. Olsun dedi, aşk hata yapsa da ona o en güzelini en hakkıyla yaşanması gereken aşkı yaşadı kalbinde aklında beyninde nefes aldığı her anda. İsyan etmedi, çünkü karşılık beklemiyordu. Tabi bekliyordu da kendi duygular azalmıyordu sadece, yani karşıdaki sevginin az oluşu ya da daha farklı oluşu azaltmıyordu gencin aşkını. Okumaya devam et “Aşka Fısıldayan Kadın”