Sadrazamın Sol Twix’i

Sadrazamın Sol Twix’iZamanın birinde bir ülke varmış. Her türlü ikiye bölünürmüş, %50-50 olmak üzere. Bölünmelerin biri biter biri başlarmış. Öyle böyle bi ülke değilmiş. Diğer ülkelerden birinin başına gelse bu bölünmeler anında ortadan ikiye ayrılırmış o ülke ama bu ülkenin maşallahı varmış.

Futbol bölünmesinden tutun mezhep bölünmesine, siyasi bölünmeden tutun da giyinme bölünmesine her zaman iki farklı görüşün çatışmalarıyla, ağız dalaşlarıyla sürekli gerginlik içinde yaşayıp giderlermiş.

Ülkeyi karıştırmak çocuk oyuncağıymış. Ülkedeki insanlar o kadar çabuk gaza gelir, o kadar çabuk harlarmış ki her dakka olaylar olaylar, o derece. Okumaya devam et “Sadrazamın Sol Twix’i”

Can Sıkıntısı

Can SıkıntısıÇevremdeki herkes bilir beni. Ancak o güne kadar duymadığım kendimle ilgili bir şeyi Engin söyledi bana “ya hacı iyi, güzel, hoşsun da çok çabuk sıkılıyorsun hevesle başladıklarından”. Sonra hayatımın her alanında -o İzmir’e gidene kadar- her şeyi paylaştığım kardeşimin söylediklerine içimden ona çaktırmadan (iç ses: hakkat lan adam benim 27 senelik hayatımı özetledi valla) hak verdim.

Kitap okumaya sarıyorum, bir sürü kitap alıyorum hepsini bitiriyorum, sonra hoop film sevdası başlıyor, hoop hayvan sevdası (evcil hayvan, arkadaşım oha deme evli barklı adamım ben :) falan filan derken hayat bir şekilde akıp gidiyor. Okumaya devam et “Can Sıkıntısı”

Pavlov’un Köpeği Olmak ya da Olmamak

“Hiçbir kuvvet engel olamamıştı bana ve dilime 
Zincir vurabilir mi kralınız da gelse?”
(Sagopa Kajmer)

İnsanları memnun etmek için bir hayat yaşarsan bu senin hayatın değildir dedim kendi kendime. Sen isteklerini, düşündüklerini yapmak istiyorsun ve insanlar bunları gerçekleştirdin diye sana bağırıyor, seni uyarıyor, yeri geldiğinde seni olduğun yerde yalnız başına bırakabiliyor. Peki kimin hayatı bu? Senin mi yoksa senin nasıl yaşayacağına karar verenlerin mi?

364 gün istediklerini versen de hep o 1 günle anılırsın. Neden mi? Okumaya devam et “Pavlov’un Köpeği Olmak ya da Olmamak”