Cevaplanmayı bekleyen onca soru varken neden ilk “Beni aldattın mı”yı seçtiğini gerçekten bilmiyorum.. Asla öğrenemeyeceğim de. Ama madem ki bundan sonra geçirdiğim her dakikada sana karşı tamamen(!) dürüst olmaya söz verdim, söyleyim:
“Evet.”
Cevabın şaşırtıcı olmadığını biliyorum. Bir kez de benden duymak/okumak “Biliyordum” hissini uyandıracak ve sen bir anlık ferahlık hissedeceksin, bravo! Ama ‘gerçek’ yavaş yavaş dolacak zihnine, merak etme… devamını oku…
O klasik sahneyi yaşadığımda 5 yaşındaydım…
Haydarpaşa Tren Garı‘ndan adımımı ilk kez İstanbul’a atmadan önce, Afyon’dan kuzeye doğru uzanan zorlu bir yolculuk geçirmiş, bir hayli de yorulmuştum. O sıralarda hayatın benim için anlamı, daha güzel kıyafetler giymek, bol bol resim yapmak ve arkadaşlarımla oynamaktı. Tren yolculuğu da ilginç gelmişti bu yüzden. Trene girer girmez ikiletmeden yerime oturmuş, gece boyunca da varış noktamızda neler yapacağımı düşünmüştüm… devamını oku…
“Neden beni anlatan bir şey yazmıyorsun” diye sordu adam.
Kadın, elindeki şarap kadehini usulca bıraktı mumların arasına;
“…çünkü seni gerçekten seviyorum.”
“Aslında bunu ben de düşündüm biliyor musun? Kokunu tattığım andan beri istiyorum ‘seni’ yazmayı. Neler hissettirdiğini. Hayatıma girdiğin andan itibaren nasıl bir bayram havasına büründüğümü.. Aşkı, tutkuyu.. Ve belki de bir doz sevişmelerimizi.. Ama yapamıyorum! Her oturduğumda o tozlu masanın başına, aklıma geliyor yüzün; bunu bilmelisin. Yine de yazamıyorum. Gülümsemekten alıkoyabilsem kendimi, yazacağım belki de…” devamını oku…
Hayatın her geçen gün daha beter olduğuna dair düşüncem şu sıralar ağır basıyor. Daha bir karamsarım sanki…
Bu, sadece kendi hayatımla ilintili de değil üstelik. Bakıyorum da çevreme, birçok insanın hayatı tepetaklak olmuş. Dünyanın gidişatında, gözden kaçırılamayacak kadar büyük bir dengesizlik var. Her ruhun, her bedenin üstüne çökmüş matem. İlişkiler, evlilikler, şirketler, arkadaşlıklar ve hatta dostluk görünümündeki çıkar ilişkileri bile kötüye gidiyor. Ülkenin gidişatını ise saymıyorum bile. devamını oku…
Hayatımızın seçimlerden oluştuğu gerçeğiyle küçük yaşlardan itibaren karşılaşıyoruz. Her gün milyonlarca minik seçim yapıyoruz; neler yaşayacağımızı, ne şekilde devam edeceğimizi bizler seçiyoruz. İlişkiler söz konusu olduğundaki seçim yelpazesi de sanıyorum ki bilinenden daha geniş..
Hayatımı yavaştan yavaştan şekillendirdiğim şu anlarda yaptığım her seçimin, verilen ufacık kararların kelebek etkisiyle katlanacağını ve hayatımı etkileyeceğini biliyorum.
Dikkatli olmaya çalışıyorum; daha fazla çocuk olmamaya.. Mantıklı davranmaya ve elbet de ‘daha iyi’ olmaya..
Yine de yaşam zorluyor beni… devamını oku…