Rize’de Sıradan Bir Yaz Günü

Rize'de Sıradan Bir Yaz GünüSabah beş, evde bir hışırtı sesi, belli ki babam ava gitmek için hazırlanıyor. Saat altı civarı annem kuzineyi yakmış; odun sesleri, çay için koyduğu suyun çıkardığı ses, kuş sesleri hepsi bir melodi şeklinde günün başladığını haber veriyor. Yavaş yavaş ev halkı kalkmaya başlıyor. Benim ilk yaptığım odamdan balkona çıkıp, gökyüzüne bakıp, temiz havayı koklamak ve havanın durumuna göre günümü planlamak oluyor. Güneş varsa elbette ki plan deniz oluyor. Okumaya devam et “Rize’de Sıradan Bir Yaz Günü”

Ölen Dostluklar ya da Biten Dostluklar

Ölen Dostluklar ya da Biten DostluklarAynı anda yemek yiyor, her anımızı bir arada geçiriyorduk. Birbirimizi bulmamız ne büyük şanstı. Öyle aynıydık ki, günler geçmesine rağmen buna hala şaşırabiliyorduk. Konuşmadan anlaşmaya başlamamız sadece birkaç günü bulmuştu.

Düşünerek konuşmama gerek yoktu. Adeta o benim iç sesim, kendimle sohbetim gibiydi. Nedensiz yere başlayan kahkaha krizlerimiz, sabah ezanına kadar durmadan yaptığımız sohbetlerimiz, kalori hesaplamalarımız, dondurma krizlerimiz… Okumaya devam et “Ölen Dostluklar ya da Biten Dostluklar”

Kendin Ol!

Kendin Ol!Yetiştiriliş, üstünüze yapıştırılan etiketler ve sizden beklenen sorumluluklar; bu kişinin yaşamını öyle bir yönlendirir ve değiştirir ki bunu anladığınızda belki de çok geç kalmış olursunuz.

Ailelerin birçoğu sizden mükemmel ve hatasız olmanızı beklerler. Eğer sizde sorumluluk duygusu gelişmişse geçmiş olsun. Seçtiğiniz mesleğe kadar artık hayatınızın yönü değişmiştir. Her attığınız adımı hatta her kullandığınız cümleyi iki defa düşünürsünüz. Farkında olmadığınız iç benliğiniz “sorumlulukların” diye haykırıp durur ve Okumaya devam et “Kendin Ol!”