436 okunma
ana sayfa > Vildan Tandoğan > Cennete Sürünmüş Şehir

Cennete Sürünmüş Şehir

Salı, 06 Nis 2010

vita01Gözlerimi açtığımda saat 5′ti. Az uymama raÄŸmen uykuya doymuÅŸtum ve kendimi enerji dolu hissediyordum. Çoktan ateÅŸi yakmıştı annem, odun kokusu taze havada mis gibi içime doluyordu. Farklı türden, kalabalık kuÅŸ sesleri geliyordu. Balkona çıktığımda taptaze ıslak bir hava yüzüme çarptı. Havada ıhlamur kokusu vardı. Etrafta arılar uçuÅŸuyordu. Derenin şırıltısı kulağımda, karşımda denizin en güzel mavisi duruyordu. DoÄŸa konuÅŸuyordu. Toprak kokusu bir yandan. Karşımda daÄŸlar, çise dolu yapraklar; burası cennet olmalıydı.

Bu güzellikler karşısında gözlerim dolmuÅŸtu. Ne de çok özlemiÅŸtim. İstanbul güzeldi evet ama burası baÅŸka bir dünyaydı. İstanbul’daki yaÅŸamımı düşündüm; gri beton duvarları, trafiÄŸi, kalabalığı, maÄŸazaları… Nasıl yapabiliyordum orada? Hepsi olmasa da güven duygusunu yitirmiÅŸ, sahteleÅŸmiÅŸ, yaÅŸadıklarıyla acımasızlaÅŸmış insanlar doludur çevremizde. Tekrar tekrar soruyordum içimden “ben nasıl o düzen içinde yaÅŸayabiliyorum” diye. Burada yaÅŸayan insanlar, doÄŸası kadar doÄŸallar, gerçekler, hala birbirlerine güveniyorlar. Yolda hiç tanımadığın biri seninle rahatlıkla konuÅŸabilir, gerekli gereksiz sorular sorarlar bu çok normaldir. Altında farklı bir neden aramazsın.

Bahsettiğim şehir Rize. İnsanlar yetiştirdiklerini yiyorlar. Sabahın erken saatlerinde insanların çoğu dışarıda, hepsinin bir uğraşı vardır. Biri ot toplar ineği için, biri tüfeği sırtlamış dağa çıkar av için, biri bahçesinden sebze toplar yapacağı yemek için…

Ben iÅŸte böyle bir toplumun parçası olarak İstanbul’da büyüdüm. Rize’de bulunduÄŸum üçer aylık yaz dönemleri içinde onlardan biri olurdum. AÄŸaçlara çıkar çeÅŸit çeÅŸit meyve yerdik. Büyüklerimiz uÄŸraşıp salıncak yapardı. İp gerilirdi, voleybol oynardık. Kamyon arkasına doluÅŸup ÅŸarkı söyler, denize inerdik. Yabani çilek, böğürtlen toplardık sahipsiz yollardan… Dere kenarı piknikleri, toplu olarak gidilen Ayder Yaylası, Uzungöl gezileri; ne çok eÄŸlenirdik. Bir de muzip ninelerimizin akÅŸamları gerçek diye anlattıkları korku dolu hikayeler. Sonra çocukken yaptıklarını anlattıklarında asıl onlar ne çok eÄŸlenmiÅŸ derdik. Hareketli, ÅŸakacı ve eÄŸlenceli insan doludur memleketim.

Eskiden İstanbul’a döndüğümde herkese gözlerim parlayarak Rizemi anlatırdım. Yüzdüğüm en güzel deniz, gördüğüm en müthiÅŸ doÄŸa olduÄŸundan bahsederdim. ArkadaÅŸlarım da “Gördüğün kadarını bilirsin” der kendi memleketlerini anlatır, “Ege’yi gördün mü, Akdeniz’i gördün mü” diye baÅŸlar il il devam ederlerdi sorularına. Haklılardı bir yerde, yeterince yanıt veremiyordum. Ama ÅŸimdi Türkiye’nin bir çok ÅŸehrini, bölgesini gezdim, tattım. DeÄŸiÅŸmedi, hala diyorum; benim için en güzel deniz Karadeniz, en güzel doÄŸa Karadeniz’de diye… Her yerin tadı kendine has güzel ama objektif yaklaÅŸarak diyorum, Karadeniz bambaÅŸka!

Baharın gelmesi, ailemin Rize’ye gidiÅŸiyle memleketime özlemimin arttığı bir dönemdeyim. Fırsatınız varsa eÄŸer Karadeniz’e gitme planları kurun hemen; bir kez gittiniz mi her sabah kahvaltıda çayınızı yudumlerken burnunuzda tütecek.

vita02

Categories: Vildan TandoÄŸan Tags:
BeÄŸenmedimBeÄŸendim (+16 puan, 16 oy)
Loading ... Loading ...
yorumlar kapalı.