Denizin Ezgisi

Denizin EzgisiKendime gelmek için çıktığım tek kişililik tatilimin henüz ilk günü. Denizin ortasında kıyıdan yaklaşık 30 metre açıkta bir dubanın üzerindeyim. Bir elimde kan kırmızısı Şirince şarabı, diğer elimde buraya gelirken ıslanmaması için büyük uğraş verdiğim sigaram. Fonda dalga sesleri, sahnede yakamozlar. Yaradan aksini de söylese sanırım cennetteyim.

Ne çok şey biriktirmişim kendimle konuşacak. İyidir insanın kendisiyle baş başa kalması. Bazıları delilik dese de kendisiyle konuşması, tartışması, yaptığı salaklıklara gülmesi, henüz hazmedemediği hataları aklına gelince suratını asıp senin yüzünden diye bağırması iyidir. Ben de benle şu anda üstü kapanmamış yaralarımı bir bir pansuman ediyorum. Kimi sıkıntılarım zaman aşımına uğramış, paslı birer çivi gibi içime çakılı. Kerpeten yerine kullandığım tırnaklarımı kanatarak çıkarıp denize atıyorum onları. Her atışımda biraz daha mutluluk, her yudumumda biraz daha sarhoşluk, her nefesimde ciğerlerimde nikotin bayramı ve hoş geldin huzur.

Keyfimin tam ortasında çat kapı yanımda bitiveriyor özlem. Yalnız da gelmemiş üstelik, birkaç hayali de takmış peşine. İzin istemeden başlıyorlar söze hem de en can alıcı yerinden; “Şu an yanında olsa elindeki şarabı paylaşsanız. Rüzgarda sigara yakmak zor zanaat, iki elini siper etse ateşine. Denizin kokusu saçlarından süzülerek gelse. Çakırkeyifliğinin sebebini şarap sanırken sen, gözlerinin en yeşiline baksa o an körkütük sarhoş olsan ve sönmesin diye dudaklarının ateşi siper etse dudaklarını.”

Suratıma yayılan koca tebessümü baltalıyor parmaklarımın acısı. Açmak istemediğim göz kapaklarım aniden açılıyor. Sigaram dibine kadar inmiş. Bir imza kondurmuş parmaklarıma. Bedeli buysa bu sahneyi hayal etmenin, helal hoş olsun ölen her hücrem.

Kelimeler kıpırdanmaya başlıyor zihnimde. Kalabalıktan sıyrılıp şu dörtlüğü oluşturuyorlar.
“Cigarama sardım hayalini,
Derin bir nefes çektim ciğerime.
Ve salmadım dumanını dışarıya
Hep içimde kalasın diye.”

Son yudumumu da alıp şarabımdan doğruldum ayağa. Ay ışığında gölge oyunlarıyla bir güvercin yarattım ve bağladım hayallerimi ayağına. Uçurdum O’na doğru. Başımın dönmesine aldırmadan balıklama atladım suya. Derinlerde bir ezgi geldi kulağıma. Engin denizin ezgisi…

Engin Deniz
16.08.2010