<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ENGİNDERGİ</title>
	<atom:link href="http://www.engindergi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.engindergi.com</link>
	<description>engin yazı denizi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 11:52:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>İstikrar</title>
		<link>http://www.engindergi.com/istikrar.html</link>
		<comments>http://www.engindergi.com/istikrar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 22:01:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engindergi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Engin Enginer]]></category>
		<category><![CDATA[ed29]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.engindergi.com/?p=996</guid>
		<description><![CDATA[Her öğrenci yeni eğitim-öğretim dönemine büyük bir şevk ile başlar. &#8216;Bu sene düzenli çalışacağım, sınav dönemi sıkışmayacağım.&#8217; ifadesini muhakkak kullanmışsınızdır. İster ilk ister yüksek okulda olun, yeni defterler alınır, sene başında özenle not tutma gayretinde bulunulur. Ne yazık ki bu heyecan dolu motivasyon süreci kısa bir zaman sonra sekteye uğrar. Yazılar özensizleşir, kendi kendine verilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10020501.jpg" alt="1002" width="218" height="155" />Her öğrenci yeni eğitim-öğretim dönemine büyük bir şevk ile başlar. &#8216;Bu sene düzenli çalışacağım, sınav dönemi sıkışmayacağım.&#8217; ifadesini muhakkak kullanmışsınızdır. İster ilk ister yüksek okulda olun, yeni defterler alınır, sene başında özenle not tutma gayretinde bulunulur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne yazık ki bu heyecan dolu motivasyon süreci kısa bir zaman sonra sekteye uğrar. Yazılar özensizleşir, kendi kendine verilen sözler unutulur. <span id="more-996"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Başarılı öğrencilere baktığınızda çoğunlukla çalışma motivasyonunu istikrarlı bir biçimde sürdürmekte olduklarını görürsünüz. Bu durum yalnızca öğrencilik hayatında değil, yaşamın her alanı ve döneminde geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaptığınız iş her ne olursa olsun o konuya dair motivasyonunuzu ve azminizi yitirmediğiniz ölçüde istediklerinizi elde edebilirsiniz. Bu konuda ne de güzel bir özdeyişimiz var; <em>&#8220;Damlayan su taşı deler; taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Pek çok insan kendisini heyecanlandıran bir işe tabir-i caizse balıklama dalar. Yalnız yeteri kadar güdülenme olmadığında belirli bir sürenin ardından yitirilen heyecan ile birlikte işi sürdürmeye dair türlü içsel bahanelerin üretimi de beraberinde gelmeye başlar. Bu süreçte, sizi içten veya dıştan güdüleyen herhangi bir unsur olmadığında kalkıştığınız iş sekteye uğramaya mahkumdur.</p>
<p style="text-align: justify;">Örneğin; bir çoğunuz İngilizce öğrenmeyi istediği halde &#8216;yeteri&#8217; ölçüde başaramamaktadır. Oysa işin aslı konuda yeterli dürtüye sahip olmamanızdır. Siz aslında İngilizce öğrenmek değil &#8216;bilmek&#8217; istiyorsunuz. İngilizce bilmenin getireceği artılardan faydalanmak için İngilizce bilmek istiyor ama öğrenmek için yapılması gereken çalışma için yeterli motivasyonun istikrarını sağlayamıyorsunuz. Bu durum bir müzik aleti çalmaktan tutun da imrendiğiniz ve muktedir olmak istediğiniz herhangi bir konu için de böyledir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaptığınız şeyleri başkalarının beğenisini kazanmaktan çok size keyif verdiği için yapın. Diğeri kalıcı mutluluk sağlamayacaktır. Aslında mühim olan anlık heyecan duyulan işlerden çok bizi gerçekten mutlu edeceğini hissettiğimiz ve yürekten inandığımız işleri bulup ona odaklanmaktır. Bunu yaptığımız takdirde başarı kendiliğinden gelecek ve yaşam daha çok keyif vermeye başlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10020502.jpg" alt="1002" width="260" height="45" /><em>&#8220;Mühim olan çokluk değil, sıklıktır.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Sevgiyle kalın.</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Engin Enginer</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.engindergi.com/istikrar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İde Dağı &#8217;2012/05</title>
		<link>http://www.engindergi.com/ide-dagi-201205.html</link>
		<comments>http://www.engindergi.com/ide-dagi-201205.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 20:46:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engindergi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Simsiyah]]></category>
		<category><![CDATA[ed29]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.engindergi.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[Hıdrellez kutlamalarını daha çok çocukluk günlerimden hatırlıyorum. Annemin evimizin göt kadar bahçesine taşlarla ev, araba çizmesini, gül ağacı bulup dibine dileklerini gömmesini, kapının önüne konan yeşil dalları, ateşin üzerinden atlayan insanları. Uzun bir dönem, hıdrellezi unutmuştum ama son birkaç senedir dahil olduğumdan yine takip ediyorum. Ahırkapı&#8217;da düzenlenen organizasyon ve kendiliğinden oluşan şenlikler gayet iyiydi. Ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10030501.jpg" alt="1003" width="110" height="160" />Hıdrellez kutlamalarını daha çok çocukluk günlerimden hatırlıyorum. Annemin evimizin göt kadar bahçesine taşlarla ev, araba çizmesini, gül ağacı bulup dibine dileklerini gömmesini, kapının önüne konan yeşil dalları, ateşin üzerinden atlayan insanları. Uzun bir dönem, hıdrellezi unutmuştum ama son birkaç senedir dahil olduğumdan yine takip ediyorum. Ahırkapı&#8217;da düzenlenen organizasyon ve kendiliğinden oluşan şenlikler gayet iyiydi. Ama bu sene Parkorman’da yapılan, bir çok nedenle isteneni veremedi diye düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Yakında, iyice şekil değiştirip bambaşka bir mekana da kayabilir. Daha büyük, daha yeşil, daha ferah bir alan tabi ki güzel olur. <span id="more-1005"></span>Ama hayal bu ya, ya çok daha acayip bir yerde olursa? Mesela Nişantaşı&#8217;nda&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Baharın gelişinin, tüm yurtta coşkuyla kutlanmasını şaşkın ve biraz da kıskanç gözlerle izleyen Nişantaşı halkı, kendi hıdrellez kutlamasını organize etmeye karar verebilir pekala. Genelini reklamcı, gazeteci ve modacıların oluşturduğu Nişantaşı halkı, Atiye Sokak&#8217;ta, Kırıntı&#8217;da ve Casita&#8217;da; dileyecekleri marjinal dilekler hakkında beyin fırtınası yapar herhalde. Havanın kararmasıyla Teşvikiye camiine doğru sallana sallana yürür, sonra da House Cafe’de ve Teşvikiye camiinin duvarında limonatalarını yudumlayarak entelektüel sohbetlerine devam ederler. Heyecanlı ve hevesli olduklarını belli etmezler, umursamaz gözlerle etraflarını seyrederler.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle büyük bir organizasyon için, kalabalığı hiç bitmeyen Teşvikiye Caddesi  trafiğe kapatılır herhalde! E koskoca Nişantaşı cemiyeti için 3-4 tane davulcu, zurnacı müzik yapacak değil. O gece Teşvikiye caddesi, Goran Bregoviç&#8217;in, Gipsy Kings&#8217;in şakılarıyla inler. Ateş yakmak için, eski Armani&#8217;ler, Gucci&#8217;ler, Vakko&#8217;lar ve DKNY&#8217;ler kullanılır. E alırken ve giyerken bu kadar göz kamaştıran markalar, yanınca da bütün Nişantaşı&#8217;nı aydınlatır haliyle! Ama bizim elit ve soğuk zenginlerimiz, ayaklarındaki son moda platformlu ayakkabılarına kıyıp da o ateşten atlayamazlar. Neyse ki,  Appstore&#8217;da o akşam hıdrelleze özel &#8220;Ateş Seni Çağırıyor&#8221; uygulaması çıkar da pek kıymetli Nişantaşı güruhu yerlerinden bile kıpırdamadan ateşin üzerinden atlayıp, kendi iPhone ve iPad&#8217;lerinde eğlenirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanal da olsa ateşten atladılar ama uzun süre dileyecek dilek, isteyecek farklı bir şey bulamazlar. Aralarında; hayatında bir kez olsun otobüse binmeyi dileyenler, Bağcılar&#8217;ın nasıl bir yer olduğunu görmek isteyenler ve kendilerinin bir gecede harcadıkları parayla bütün ay geçinmenin ne demek olduğunu merak edenler çıkabilir. Bu isteklerini, o gün için özel olarak aldıkları orkidelerin dibine gömerler. O gece dış kapılarının önüne ne sağlık getirsin diye söğüt dalı koyarlar ne de ölümü test etmek için ısırgan otu bırakırlar. Hıdrelleze sadece eğlenceli tarafından bakarlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Olur mu olur, neden olmasın! Nişantaşı&#8217;nda hıdrellez de ancak bu kadar olur!</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Simsiyah</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.engindergi.com/ide-dagi-201205.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mickey Mouse Sırt Çantam</title>
		<link>http://www.engindergi.com/mickey-mouse-sirt-cantam.html</link>
		<comments>http://www.engindergi.com/mickey-mouse-sirt-cantam.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 12:44:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engindergi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konuk Yazar]]></category>
		<category><![CDATA[ed29]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.engindergi.com/?p=1002</guid>
		<description><![CDATA[Düşünmekle mi başlanır yazmaya? Ya da ele alınca kalemi kendiliğinden mi dökülür düşüncelerin birer birer kağıda&#8230; Benim kaleme ihtiyacım olur genelde. Ve o kalem çocukluğuma götürür beni hikayemin başlarında. Çocuksu deliliklerim canlanır gözümde ardı sıra. Güzel olanları hiç unutmam. Ama acı verenleri silerim. Sebebini bile hatırlamadığım intihar planlarımı, evden kaçmak için zaman kollayışlarımı, arkadaşlarımla yaptığım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10640501.jpg" alt="1064" width="128" height="160" />Düşünmekle mi başlanır yazmaya? Ya da ele alınca kalemi kendiliğinden mi dökülür düşüncelerin birer birer kağıda&#8230; Benim kaleme ihtiyacım olur genelde. Ve o kalem çocukluğuma götürür beni hikayemin başlarında. Çocuksu deliliklerim canlanır gözümde ardı sıra. Güzel olanları hiç unutmam. Ama acı verenleri silerim. Sebebini bile hatırlamadığım intihar planlarımı, evden kaçmak için zaman kollayışlarımı, arkadaşlarımla yaptığım kavgaları, küslükleri&#8230; Hepsini silerim. Silmek isterim. Gel gör ki, bir eşya, bir manzara, bir bakış yine de çıkarır arada kötüleri ortaya.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve Mickey Mouse sırt çantam&#8230; <span id="more-1002"></span>İçine ne koymuştum acaba, o an bana değerli gelen şimdi aklıma bile gelmeyen gereksiz olduğunu düşündüğüm eşya kalıntıları&#8230; Şimdi değersiz gelen o eşyalar, günün birinde çıkarır, serer önüne kötü anılarını. Kaçtım&#8230;  Mahallemizin sonuna kadar koşup, tekrar aynı hızla geri döndüğümü hatırlıyorum eve. O yüz metrelik mesafede o çocuk aklımla ne düşünmüştüm hiç bilmiyorum. Aklımda ne vardı? Nereye gidecektim? Niye gidecektim? Neden kaçıyordum? Ne yapacaktım? Neden geri dönmüştüm?</p>
<p style="text-align: justify;">Evden çıkışımı hatırlıyorum da, soğuk bir kış günü, akşam saatleriydi. Tüm aile fertleri evdeydi. İki kat çorap giymiştim. Anneme de okulda üşüdüğümü, ayakkabım sıkıyor mu diye deneme yaptığımı söylediğimi anımsıyorum, bir de evden çıkıp anında geri dönüşümü. Ne garip, şimdi tebessümle yazdığım bu anıyı yaşarken nasıl bir acı hissettiğimi hatırlamıyorum. Hissettiklerimi kim bilebilir, ben bilemezken. Velhasıl, unutmak istediğimiz her neyse gerçekten unutmayı başarabiliyoruz. Buna inanıyorum. Unutmaya programlanmış gibiyiz adeta. Herkes güzel olanla yaşamak ister çünkü. Yaşanmış kötü anıları unutabiliriz, geriye sadece yaşanmış güzel günler kalabilir. Kaldıralım o eşyaları, çıkaralım hayatımızdan, acılara reset atalım, unutalım kötüleri, bize kalan hep iyiler olsun. Güzel &#8216;an&#8217;ları güzel &#8216;anı&#8217;lara dönüştürmek dileğiyle&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Sevinç Menşur</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.engindergi.com/mickey-mouse-sirt-cantam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahar Coşkusu İle</title>
		<link>http://www.engindergi.com/bahar-coskusu-ile.html</link>
		<comments>http://www.engindergi.com/bahar-coskusu-ile.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 04:21:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engindergi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Serenay Öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[ed29]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.engindergi.com/?p=999</guid>
		<description><![CDATA[Ey bahar sen nelere kadirsin, Sevgi verdin yüreklerimize, Unuttuğum parıltı geri geldi, Al götür beni de uzaklara&#8230; Gel al haydi nerdesin? Bekleme sakın orada burada, Ara bul bizi çok bekletme, Ve bitsin gitsin bu dalavere&#8230; Serenay Öztürk 13.05.2012]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ey bahar sen nelere kadirsin,</p>
<p>Sevgi verdin yüreklerimize,</p>
<p>Unuttuğum parıltı geri geldi,</p>
<p>Al götür beni de uzaklara&#8230;</p>
<p><span id="more-999"></span></br></p>
<p style="text-align: justify;">Gel al haydi nerdesin?</p>
<p>Bekleme sakın orada burada,</p>
<p>Ara bul bizi çok bekletme,</p>
<p>Ve bitsin gitsin bu dalavere&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Serenay Öztürk</strong><br />
13.05.2012</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.engindergi.com/bahar-coskusu-ile.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünden Bugüne Anneler Günü&#8230;</title>
		<link>http://www.engindergi.com/dunden-bugune-anneler-gunu.html</link>
		<comments>http://www.engindergi.com/dunden-bugune-anneler-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 09:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>engindergi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tuğçe Büyükabacı]]></category>
		<category><![CDATA[ed29]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.engindergi.com/?p=998</guid>
		<description><![CDATA[Anneler günü, tüm dünyada farklı günlerde ve farklı ülkelerde kutlanan evrensel bir gündür. Şimdiye kadar bilinen en eski kutlamaların İlk Çağ&#8217;da yapıldığı düşünülmektedir. Bunun en belirgin örneklerine de Antik Yunan ve Antik Roma&#8217;da rastlanmaktadır. Antik Yunanlılar, Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri ilkbahar festivalleri ile anneler gününü kutlamaya başlamışlardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10270501.jpg" alt="1027" width="141" height="160" />Anneler günü, tüm dünyada farklı günlerde ve farklı ülkelerde kutlanan evrensel bir gündür. Şimdiye kadar bilinen en eski kutlamaların İlk Çağ&#8217;da yapıldığı düşünülmektedir. Bunun en belirgin örneklerine de Antik Yunan ve Antik Roma&#8217;da rastlanmaktadır. Antik Yunanlılar, Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri ilkbahar festivalleri ile anneler gününü kutlamaya başlamışlardır. Antik Romalılar ise; bu ilkbahar festivallerini, İsa&#8217;nın doğumundan 250 yıl önce ana tanrıça Kibele adına kutlamışlardır.[<strong>*</strong>]</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni Çağ&#8217;da ise; Anneler Günü kutlamalarına 1600&#8242;lü yıllarda rastlanmıştır. Bu dönemde İngilizler, &#8220;Mothering Sunday&#8221; (Anneler Pazarı) <span id="more-998"></span>kutlamaları yapmaktaydı. Bu kutlama, Hristiyanlık&#8217;ın Avrupa&#8217;ya yayılmasından sonra kutsal bir güç sayılan &#8220;Anneler Kilisesi&#8221;ni onurlandırmak amacıyla düzenlenmekteydi. Hatta İngilizler, bu özel günde izinli sayılırlar ve annelerine &#8220;mothering cake&#8221; adı verdikleri bir tür pasta götürürlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10270502.jpg" alt="1027" width="180" height="150" />Yakın Çağ&#8217;da ise; bu günün resmileştirilip, tanınmasının ardında önemli bir isim vardır. Bu kişi: Amerikalı Anna Jarvis&#8217;tir. Anna Jarvis 1905 yılında annesini kaybetmiştir. Annesinin ölümünün ardından büyük bir çaba ile Anneler Günü&#8217;nün resmileştirilmesi için kampanyalar başlatmıştır. A. Jarvis annesinin ölümünden tam 9 yıl sonra, kampanyaları ile büyük bir başarı sağlamış ve senatonun kararı ile bu günü resmileştirmiştir. Yalnız, bu her zaman anlatılanın aksine salt bir üzüntü ile yapılmış bir kampanya hareketi değildi. Bu, kadınların ekonomik ve sosyal alanda daha aktif olmalarını isteyen bir annenin, misyonunu devam ettirme çabasıydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignright" src="http://www.engindergi.com/wp-content/2012/10270503.jpg" alt="1027" width="125" height="130" />Sonuçta A. Jarvis bu amacına ulaşmış gibi gözükse de asla bundan mutlu olmadı. Çünkü kurulu ekonomik düzen, bu özel günü somutlaştırmış ve ticarileştirmişti. Manevi duyguların yoğun olarak yaşanmasının istendiği bu gün, sadece hediye ve kart gönderimleri ile kutlanır olmuştu. Buna dayanamayan A. Jarvis, işletmelere ve hatta hükümete karşı davalar açmış ve bu günün, bu şekilde kutlanmasını engellemek istemiştir. Fakat başlattığı bu akım, Amerika&#8217;dan sonra dalga dalga diğer ülkelere de yayılmıştı. Öyle ki 1955 yılında da ülkemizde bu özel günün kutlaması resmileşmişti. Artık bu kutlamalar engellenemezdi.</p>
<p style="text-align: justify;">O günden bu yana kutlanan Anneler Günü&#8217;nün hikayesi böyledir. Anna Jarvis, bu günün ne kadar yanlış kutlandığını fark etmiş ve buna karşı koymaya çalışmıştır. Peki, bugün biz bunu farkında mıyız? Reklamların bizi bu tür özel günlerde tüketime yönelttiğini ve sadece bir günlük kutlamayla yetinip; geri kalan 364 gün sevdiklerimizi ihmal ettiğimizi farkında mıyız?</p>
<p style="text-align: right;"><em><strong>Tuğçe Büyükabacı</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">[<strong>*</strong>] Bu tarihsel bilgi Vikipedia&#8217;daki <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anneler_G%C3%BCn%C3%BC" target="_blank">ilgili link</a>den alınmıştır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.engindergi.com/dunden-bugune-anneler-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

