Hayatın Merkezine Yerleştirin Kendinizi

Hayata bağlanmaya neden aramıyorum. Bana hayatı bağlayacağım çünkü. Kendimi yaşamın merkezine yerleştireceğim. İlgi odağı olmayı mı seviyorum ne? Galiba öyleyim. Konuşulmayı, konuşmayı, sormayı, araştırmayı seviyorum… Farklı gözle bakarım, ararım, bulurum. Şimdi gözlükleri de değiştirme zamanı benim için… Pembe diye tabir edilen gözlüklerin modası geçti bana göre. Turuncu olmalı benim gözlüğüm, hem de çok turuncu. Sıcak ve samimi, camın rengi de içini ısıtmalı insanın. Bir taktığında gözlüğü çıkarmak istememelisin. Tutkuyla bağlanmalı, gözün gibi bakmalısın gözlüğüne de. Kayıp ettiğini fark edip, hemen aramaya başlamalısın. Yerine başkasını almayı asla aklına bile getirme. Bulmalısın onu. Kullanıp bir kenarda bırakma, değer ver ona.

Gözlüğün alışkanlığın haline geldiğinde tamamdır. İşte bambaşka bir açıyla bakıyorsun hayata… Ben de kendi yerimi değiştirmeye çalışıyorum. Rengimi ve modelimi biliyorum; onu bulup, alacağım aynısı da olsa. Yeter ki doğru seçimi yaptığına emin ol!!! Gözlük bu, dışarıdan bakıldığında ne de olsa hoş görünmeli en azından. Seçimi yap ve kullanmaya başla hadi!!! Çok düşünmeye gerek yok, zaman kaybetme. Her zaman bir alternatifin de olsun. Gideceğin yere ve mevsime göre. Çok konuşulan, alkışlanmayı seven, biraz da iltifattan hoşlanan bir tipim. Boş alkışlara, içten olmayan konuşmalara, insanlara yer yok artık… Onlar var ile yok arasında benim için. İnsan, sadece kendini kandırırmış. O tipler de aynen öyle yapıyorlar. Geçelim bu tanımsız varlıkları. Onları devre dışı bırakalım.

Kendinize şu kadarını alın: Hayatın merkezinde siz olun; insanlar, olanlar, bitenler etrafınızda dönsün. Bencil olun demiyorum. Hayata katkıda da bulunun. Ama ilgi odağı olunuz, korkmayın!!! Yanınızda da bir ya da birkaç kişinin olmasına izin verin. Biri mutlaka farklı olsun!!! Destek verenlere de asla sırtınızı dönmeyin… Merkezde olayım derken, çemberin dışında sakın siz kalmayın!!!

Serenay Öztürk
30.11.2010