Haziranda Ölmek Zor

Haziran'da Ölmek ZorHaziranda ölmek zordur…

Kış çiçekleri baharda mı açardı, peki o yağmurlar nisan yağmurları değil miydi?

Yaz sıcağından kalma kış teni yaza, müjde miydi? Ölüm, yaza soğuk gelmez miydi?

Caddelerde sokaklarda kuş sesleri, insana nasıl da güzel gelirdi çocuk renkleri…

Her yerde şiir dizeleri, her yerde umut tomurcukları “mücadele” hep bir ağızdan şiir olurdu. Yorgunluk mu dersin; yarım kalmış şiirde yorgunluk mu olur gidenler gelenlere ruhunu bırakır direnir, direnirken yorgunluk mu kalırdı şiirlerde.

Yorgunluk, bir ağacın gölgesinde huzur bir şiirin dizesinde aşk olurdu bunu da en iyi şairler yazardı.

Çimenler yıldızlara yoldaş olur, karanlığı aydınlığa çevirirdi bunu da en iyi “yaşamda” mücadele verenler hissedebilirdi.

Gökyüzünde değil miydi tüm renkler yeryüzünde mi renksiz kaldı gidenler?

Bahar gelmiş, yaz gelmiş benim içim kış…

Direnmek yaşamak değil miydi? Gidenler hep bu yüzden mi gittiler çok genç gittiler.

Yaşamak güzeldi bunu bilerek, gökyüzüne gülümseyerek alkışlar içinde gittiler.

Bir yaz sıcağında, bir umut bir direniş içinde, öyle güzel öyle kalabalık uğurlanarak gittiler.

Gökyüzüne uzanan eller içinde “ölümsüz” bir şiir yazıp işte öyle genç gittiler.

Kitaplar yazıldı kitaplar yasaklandı, düşünceler anlatıldı düşünceler; vuruldu kırıldı, asıldı. Böyle bir yangın yerinde “aydınlık” hep “umut” olarak kaldı.

6 Mayıs 1972 yılında darağacına asılan üç fidanı ve 28 Mayıs 2013 tarihinde başlayan Gezi Parkı protestolarında yaşamını yitirenleri saygı ve özlemle anıyoruz.

Ayrıca;

3 Haziran 1963 yılında yaşamını yitiren Nâzım Hikmet’i 51. ölüm yıldönümünde, 2 Haziran 1991 yılında yaşamını yitiren Ahmed Arif’i 23. ölüm yıldönümünde, 3 Haziran 1970 yılında yaşamını yitiren Orhan Kemal’i 44. ölüm yıldönümünde saygı ve özlemle anıyoruz.

“Şimdi yeryüzünün tüm renkleri mavi gökyüzünde ve suretlerinden yansıyor yeryüzüne, tüm şiirleri…”

Ece Çekiç