Hırsız

HırsızKaybolmuş bir hayatın kırıntılarını
topluyorum şehir çöplüklerinden,
Senin haberin bile yok düştüğüm dehlizlerden.
Yalnızlığımı başka kadınların
kokularıyla gizleyip;
Kendime soytarı aşk oyunları yazıyorum.

Sen yeni bir aşkın çığlıklarını atıyorsun
evinin duvarlarında.
Ben sensizliğin dumanını çekiyorum sigaramdan.
Ve bin kere tövbe edip aşka;
Gene itinayla ve inatla mahkum ediyorum kendimi aşka.
Olmaz aşkların
sarhoşluk makamındayım…
Göz yaşlarım aktı akacak arifesinde.
Sen yeni düşlerin koynunda.
Bitmeyeceğini bildiğim bir yokluk hali…
Duvarlar örüyorum kendime,
Acılarım görünmesin diye.
Hatalarıyla seviyorum sözcüklerimi,
Türk dil kurumunun hiçbir kuralını
sokmuyorum hayatıma.
Kuralsızlığın kuralını yazıyorum kendi lugatımda.
Tıpkı dengesizliğimin
kendi iç dengesinde olduğu gibi…

Susmalıyım belki de diyorum hiç durmadan…
Ama sen umutlarımı çalıp,
Eski bir hurdacı dükkanında
sattığından beri,
Ben garipliğin di’li geçmeyen
zamanını
yaşıyorum.

Erdem Özsoysal