Hoşçakalım

HoşçakalımYağmur, ıslak sokaklar, kalabalıkta oradan oraya koşanlar, kaçışanlar, bir şemsiye altında sarılanlar, hızla gelip geçen arabalar…

Gökyüzüne çevirmişim yüzümü, damlalar yüzümde gözyaşlarımla karışıyor, her damla gönlüme değiyor, önce canım yanıyor… Sonra içime huzur doluyor..

Derin bir nefes alıyorum, karşımda sımsıkı sarılmış bir çift.. Aklıma sen geliyorsun.. Soğuk bir akşamda el ele şemsiyesiz ıslandığımız o akşam geliyor, ıslandığımız diğer onlarca akşamlar geliyor..

Hiç üşümezdim elin elime değince, sırılsıklam olurdum da sen sarılınca içimi kaplardı sıcak.. Kimse umurumuzda olmazdı, onca yolu yürürdük.. Önce sessiz, sonra aşk dolu cümlelerle.. Kahkahalar atardık, sokaklar bizimdi, ikimizin…

Yolun sonuna gelince göz göze gelir dakikalarca konuşmazdık.. Dakikalar geçer, yağmur yağar, senin elin yüzümü okşar, sonra yanağımda öpüşünün sıcaklığı, sonra hoşçakal..

Hatıralarımda güzelsin ve hep yağmurlu akşamlarda içimdesin… Her yağmurda veda ediyorum sana, akıyor gözyaşlarım, yalnız yürüyorum o sokakları, kulağımda içimi ısıtan bir melodi, ellerim boş, biraz üşüyorum, sonra ıslanıyorum, yolun sonunda kendimle vedalaşıyorum, yüzümü okşayan yok…

Her yağmurda anıyorum seni, yine yağmurlu bir akşam, yürüdüm ıslak sokaklarda..

Ne farkettim biliyor musun, yokluğuna o kadar alışmışım ki her yağmur biraz daha alıp götürmüş seni beden, o kadar akıp gitmişsin içimden..

Bu akşam seni hatırladım ama sadece bir ANIsın..

Herkesin yağmurlu bir günde ya da akşamda olan bir hikayesi gibi
bir an aklıma geldin HOŞÇAKALIM..

Kezban Şahin