İnsanoğlu’na…

İnsanoğlu'na...Muhteşem dünya söyle bana. Bu eşsiz güzelliğini bizimle paylaşıyorsun ve öylesine içten yansıtıyorsun. Peki neden bu kadar kötülüğe de kucak açıyorsun? Yoksa biz insanlar kendi dağıttıklarımızı dünya adı altında mı topluyoruz.

Sanırım öyle. Sanırım bu sonsuz gökyüzünü, bu yüce dağları, akıp giden nehirleri, savrulan yaprakları ve bu rengarenk yaşamı solduran biz insanlar oluyoruz.

Silah seslerinden korkuyor kuşlar. Gökyüzüne renk katmıyor. Cesetlerden yorulmuş toprak, kardeş kavgalarından, o kanlı ölümlerden yorulmuş, sessizlik savuruyor.

Dağlar leşlerin yuvası olmaktan tükenmiş, küfürler yemekten, karanlığa itilmekten yıpranmış.

Gözü yaşlı anaları, gözü yaşlı sevdalıları gördükçe nehirler akmaktan utanmış.

Ey insanoğlu, hepimiz aynı hamurun mayasıyız! Ne olur sevgiyi yaşayalım korkmadan ve sonsuz. Şiir sevdasında tadalım sevgiyi.

Bir gülümsemek tüm buzları eritecek. Tüm sevgi duvarlarını aşacağız o tebessümle.

Kuşlar özgürce gökyüzünü keşfe çıksınlar.
Dağlar tüm insanlığı sarsın, rengarenk çiçekleri barındırsın.
Nehirler… Aşklara şahitlik eden nehirler.Aksın tüm coşkusuyla.
Bulutlar çocukken benzettiğimiz o esrarengiz varlıklarla güldürsün yüzümüzü.

Sevda…
Yüreklere gel.
Barış…
Güzel ülkeme gel.
Gel ey kul! İnsanlığa gel.

Burcu Örlü