İstikrar

İstikrarHer öğrenci yeni eğitim-öğretim dönemine büyük bir şevk ile başlar. ‘Bu sene düzenli çalışacağım, sınav dönemi sıkışmayacağım.’ ifadesini muhakkak kullanmışsınızdır. İster ilk ister yüksek okulda olun, yeni defterler alınır, sene başında özenle not tutma gayretinde bulunulur.

Ne yazık ki bu heyecan dolu motivasyon süreci kısa bir zaman sonra sekteye uğrar. Yazılar özensizleşir, kendi kendine verilen sözler unutulur.

Başarılı öğrencilere baktığınızda çoğunlukla çalışma motivasyonunu istikrarlı bir biçimde sürdürmekte olduklarını görürsünüz. Bu durum yalnızca öğrencilik hayatında değil, yaşamın her alanı ve döneminde geçerlidir.

Yaptığınız iş her ne olursa olsun o konuya dair motivasyonunuzu ve azminizi yitirmediğiniz ölçüde istediklerinizi elde edebilirsiniz. Bu konuda ne de güzel bir özdeyişimiz var; “Damlayan su taşı deler; taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.”

Pek çok insan kendisini heyecanlandıran bir işe tabir-i caizse balıklama dalar. Yalnız yeteri kadar güdülenme olmadığında belirli bir sürenin ardından yitirilen heyecan ile birlikte işi sürdürmeye dair türlü içsel bahanelerin üretimi de beraberinde gelmeye başlar. Bu süreçte, sizi içten veya dıştan güdüleyen herhangi bir unsur olmadığında kalkıştığınız iş sekteye uğramaya mahkumdur.

Örneğin; bir çoğunuz İngilizce öğrenmeyi istediği halde ‘yeteri’ ölçüde başaramamaktadır. Oysa işin aslı konuda yeterli dürtüye sahip olmamanızdır. Siz aslında İngilizce öğrenmek değil ‘bilmek’ istiyorsunuz. İngilizce bilmenin getireceği artılardan faydalanmak için İngilizce bilmek istiyor ama öğrenmek için yapılması gereken çalışma için yeterli motivasyonun istikrarını sağlayamıyorsunuz. Bu durum bir müzik aleti çalmaktan tutun da imrendiğiniz ve muktedir olmak istediğiniz herhangi bir konu için de böyledir.

Yaptığınız şeyleri başkalarının beğenisini kazanmaktan çok size keyif verdiği için yapın. Diğeri kalıcı mutluluk sağlamayacaktır. Aslında mühim olan anlık heyecan duyulan işlerden çok bizi gerçekten mutlu edeceğini hissettiğimiz ve yürekten inandığımız işleri bulup ona odaklanmaktır. Bunu yaptığımız takdirde başarı kendiliğinden gelecek ve yaşam daha çok keyif vermeye başlayacaktır.

1002“Mühim olan çokluk değil, sıklıktır.”

Sevgiyle kalın.

Engin Enginer