İyi Geceler, Tatlı Rüyalar

İyi Geceler, Tatlı RüyalarBir yerlerde okumuştum. Şu anda unuttum ama bir yerlerde okuduğum mutlaka bir şeyler olmalı. Hafızam beni zorlamaya başlamış olabilir ya da bir yerlerde okuduğum bir şey olmayabilir. Fakat bu imkansız olmalı. Çünkü; hepimizin bir yerlerde okuduğu bir şeyler mutlaka vardır.

Sorun şu ki; henüz ne yazacağımı kararlaştıramadım. Bu yüzden biraz saçmalama eşiğini aşabilirim. Aslında yazma dürtüm bir şeyleri zihnimden atmak için olabilir. Zihin meselesi ise başlı başına bir karmaşa oluşturur dostlar. Hepimizin bir an önce kurtulmak istediği anıları olabilir. İşte sorun burada oluşuyor ki bunun adına anı diyoruz ve anılar zihinden atılamıyor. Yani eğer bilgim beni yanıltmıyorsa bundan kesinlikle eminim.

Sizin için birkaç eleştiri yapabilirim dostlarım. Mesela; sizler birer doğa katilisiniz diyebilirim. Evet! kesinlikle bunu size diyebilirim ve sizin buna itiraz etme hakkınız olamaz. Hemen alınmayın. Sizin gibi ben de bir katilim. Doğa’ya karşı siz ne kadar suçluysanız ben de bir o kadar suçluyumdur. Size bir bir suçlarınızı sayıp, yerin dibine girmenizi de sağlayabilirim fakat bu iş sizin bunu anlamanıza yetmeyecektir. Eğer doğa hakkında bir felsefe girişiminde bulunursanız, bir bir suçlarınızı anlarsınız.

Oh çok şükür ki bizler çok duyarlı hayvanlarızdır. Öyle duyarlıyız ki, bize hayvan denildiğinde kaba söylemlere başvururuz. Yok efendim ben size hayvan demek istemedim. Siz yanlış anlamışsınızdır. Ben düşünebilen hayvan demek istedim. Lütfen lafı çarpıtmaktan vazgeçin.

Sahi, sizde böyle bir durum da var dostlarım. Gururunuza bir ithamda bulunulduğunda bunu yadsırsınız. Fakat şu da bilinmelidir ki; gurur da pek erdemli bir davranış değildir. Belki de bencilliğin idealist bir duruşuna yorumlanmalı bu gurur denilen şey.

İyi geceler, tatlı rüyalar insanoğlu. Ben bu cümleyi pek severim: ‘İyi geceler, tatlı rüyalar.’ Hatta dostlarımdan bir kaçına, tabi ki hak edenlere dostlarım, bu sözleri söylemekten vazgeçmem. Yani aslında bir kaç sevdiğim insana yanlış anlaşılmasın diye söylemekten vazgeçtiğim olmuştur fakat iyi bir cümledir. Hem iyi kelimesinin sıfat olduğu bütün tamlamalar güzel değil midir? İyi katil, iyi kalpazan vb. hariç.

Sizler dostlarım iyi katillersiniz… Keşke sizlere doğanın tanımını tam anlamıyla yapabilsem. Fakat tanımlar, bir şeyi, bir insanın anlayabileceği şekilde düzenlemek ve anlatmaya tekabül ediyor. Oysa doğanın tanımını yapmak neyi değiştirir ki. İnsan eğer onu var eden şeyi anlayamıyorsa, onun üzerine yapılan onca tanımı nasıl anlasın.

Neyse dostlarım, sizler birer katilsiniz. Pardon bu söylediklerim ağırınıza gidebilir dostlarım ama siz önünde sonunda birer katilsiniz.

Ah evet tabular! Evet çoğu zaman ben de atamamışımdır bu durumu zihnimden. Sizin de atamamanızı anlarım katil dostlarım haliyle. Çünkü tabu dediğimiz şey bir düşüncenin tam anlamıyla zihnimize, muhafazakar bir tutumla oturmasından ibarettir.

Bu söylediklerimi duygusal lirizm eşliğinde anlatıp, sizi derinden etkileyebilecek yeteneğimde mevcuttur ki, bunu da söylemeden geçemem. Mesela; bir karıncanın klanlar arası yolculuğunun azimle nasıl sonuçlandığını, kendisini miskin olarak tanımladığımız koalanın doğaya nasıl bir yararı dokunduğunu, adından tiksindiğimiz bok böceklerinin bile nasıl detaylı bir doğa temizliği yaptığını Shakespeare romantizmiyle anlatıp sizi kalbinizin tam ortasından eros gibi vurabilirdim fakat… Sizler birer katilsiniz dostlarım…

Biri Tanrı dedi. Evet duydum! Evet ben de sizler gibi onu seviyorum fakat sizin tanımlamaya çalıştığınız şekilde değil dostlarım. Tanrı bana salt sevgiden ibaret gelir. Belki de Tanrı oluşturmaya çalıştığımız tanımların en iyisidir. İnsanoğlunun en büyük günahı da Tanrı’yı bir savaş merkezine oturtmak olmuştur dostlarım. Tanrı kendi iradesinin dışında bugün yapılan savaşların tam göbeğinde oturur ki üstelik bunu istemez diye düşünmüşümdür hep. Sanırım bu yükü ona biz yükledik.

Ortaçağ’da ilimle uğraştığı için, Haçlılarca hunharca katledilmiş bir üstadımı ve onun uğraştığı bilimi inkar eden bir zihniyetin dünya düzdür, oraya gitmeyin düşerisiniz diye topladığı Hristiyanların, yüz binlerce insanı katlettiğini hatırlarım. Şimdi ise doğru kabul edilen şey uğruna katledilen insanın ispatladığı bilginin olduğunu hatırlarım. Ah sevgili dostlarım bugünde “Allah’u Akbar” nidalarıyla binlerce insanın katledilişini görürüm. Evet dostlarım sizler birer katilsiniz. Önyargı tulumlarınızla birer mimarsınız.

İyi geceler, tatlı rüyalar katil dostlarım. Söyleyeceklerim bunların yarısıdır. Yapmanız gereken tek şey: Katledin, katletmeye devam edin…

Tuncay Ünaydın