Bıçak Sırtı

Bıçak SırtıHer akşam evimize giderken geçtiğim ağaçlık yolda, geçimini çöp toplayarak sağlıyan bisikletli birine yaklaşıyorum. Zaman kötü diye düşünüyor ve hızlıca yanından geçerken bu insanı süzüyorum. Ama o geçen 3-5 saniye bana hayatta unutamayacağım anlardan birini daha yaşatıyor.

Üzerinde eskimiş olmasına rağmen temiz olduğu anlaşılan bir takım elbise, kafasında kısa bir fesi olan yaşlı bir amca. Bizler gecenin soğuğundan yakınıp evimize doğru giderken, o amca utandığı için gecenin sessizliğe bürünmesini bekliyerek, evine ekmek ve birkaç parça erzak götürmek için çöpleri topluyor, sonra da torbaların içine koyduğu çöpleri bisikletinin kenarlarına yerleştiriyordu. Kafası eğitikti, ben yanından geçerken. Yutkundum içimden sesli söylemek geldi dışarı çıkamadı, fısıldamakla kaldım.

Okumaya devam et “Bıçak Sırtı”

Sustum…

Ulaşamadığım bir aşkın koynundan çıktım
Yara bere içinde
Soluk soluğa
Sessiz çığlıklar atarak
Ve her nefes alıp verişimde
İçimde kanayan yaralarım daha da kanarken
Ben sustum…

Binlerce cümle birikmişken dilimin ucunda
Karşıma geçmiş anlatırken bana sebeplerini
Üzgün olduğunu söylerken sen
Tırnaklarımı etime batırıp
Ben sustum…

Okumaya devam et “Sustum…”

Sokak Lambaları Söndü

Sokak lambaları söndü…
Ve artık yalnızlığı karşılayacak,
Hiç yamatmadığı hırkasıyla,
Soğuk gar duvarları.

Tren düdüğüyle irkilen bedenler,
Bekleme salonunda biten düşler,
Erimiş küçük kar taneleri,
Hepsinin gidecekleri yer belli.

Okumaya devam et “Sokak Lambaları Söndü”

EnginDergi Enginer Dijital Hizmetler | Tüm Hakları Saklıdır. © 2008 - 2024