Metropolden Kaçış

İş hayatının vermiş olduğu sıkıntı, siz fark etmeseniz de insanların üzerinizde oluşturduğu baskı, şehrin kalabalığından, curcunasından bir an olsun uzaklaşmak artık çok da uzak değildi.

Metropolün vermiş olduğu bunaltıcı hava, insanlar üzerinde bitkinliğe, bezginliğe sebep oluyor, yüzlerde Bezgin Bekir halini görüyorsunuz. Dikkat ederseniz, etrafınızdakileri gözlemler iseniz, siz de farkında olacaksınız; toplu ulaşım aracında yanınızda oturan ya da ayakta uyuklayan emekçi-işçi, size servis yapan somurtkan bir garson, çocukları eğlendirmeye çalışan hayata küsmüş bir palyaço, sürekli saatine bakıp zamanla yarışanlar, hızlı adımlarla yaşamını sürdüren insanlar ve niceleri…

Büyük şehrin vermiş olduğu olanaklar, konserler, kültürel etkinlikler onu hiçbir şekilde cezp etmiyordu artık, tadını çıkaramaz, keyfini süremez bir hal almıştı. O ihtişamlı büyüleyici kendine resmen aşık ettiği şehrin tutsaklığına daha fazla katlanamazdı. Bir an önce kaçamak yapmak, uzaklaşmak gerekirdi.

Koca şehre, koca şehrin küçük insanlarına restini çekip uzaklaşacaktı ardına bakmadan, ardında gözü yaşlı bırakmadan…

O çok sevdiği, birlikte vakit geçirmekten hoşnut kaldığı, anın tadını çıkardığı arkadaşlarına veda edecekti bir süreliğine… Ve bir süreliğine o tutkulu olduğu şehri kadrajına almayacaktı.

İstiklal’de yürümeyecekti, kendi halinde, kendi yalnızlığında, elleri cebinde… Amaçsızca!

Boğazın ihtişamından uzak kalacaktı bir müddet.

Sürgün yaşayacaktı başka şehirlerde, bambaşka şehrin sabahında uyanıp, o şehrin insanlarıyla başlayacaktı güne… Yeni yerler keşfetmenin heyecanını yaşıyordu içinde, hafiften bir kıpırtı vardı. Masumca çığlık atarcasına… Başka insanlarla tanışacak, onları tanıyacaktı. O şehrin yaşamına tanık olacak ve yaşayacaktı da…

18 Haziran 2010 sabahı, bağlı olduğu, tutsaklığını yaşadığı, sömürüldüğünü hissettiği işinden ayrılıp serüvenine başladı. Bu metropolde yaşayıp da birçok insanın yapmak isteyip de cesaret edemediği şeyi yapmanın haklı gururunu yaşamaktaydı.

Pişman mıydı? Asla!

“Tatil bir ihtiyaçtır!” düşüncesi ile sizlere sevgilerimle.
Rutinden kaçınız, kaçınınız.

Pelin Gül