Meyan Kökü Şerbeti

Meyan Kökü ŞerbetiHer şeyi hatırlıyorum.

Her kokuyu… Elimin temas ettiği her yüzeyi. Duyamadığım frekans aralıklarında konuşanların neden bu kadar öfkeli olduklarını şimdi anlıyorum. Bütün güzellikleri barındıran o “fikrin” ne anlama geldiğini, neden suyun yüz santigrat derecede kaynadığını, neden her kar tanesinin farklı olduğunu, niçin rüya gördüğümüzü, neden kalbimin bu kadar kana ihtiyacı olduğunu, hepsini ve daha birçok şeyi gerçekten anlıyorum, idrak edebiliyorum.

Nefes aldım. Nefes verdim. Muazzam…

Bu kadar ışığın olması. Ne de mükemmel tüm bunları görebilmek. Mağara duvarlarındaki yansımaların kaynaklarına ulaşabilmek.

Benim tüm bunları kavrayabilmem ne birinin çıkarına ne de zararına… Ne de olsa her şey birer yanılsama?

“Daha iyi bir organizasyona ulaşmak insanın varoluşunun amacıdır” der Lord Henry. Her deneyimin bir amacı vardır çünkü. Değişim… Her zaman mutlak olan tek gerçek!

Evet bu yaşamın en büyük gizlerindendir. Bir kimse hayatın rengini emdiği sürece var olabilir ancak. Ama asla ayrıntıları hatırlamamalıdır. Ayrıntılar her zaman kabadır.

Anlayabiliyorum. Geçmiş her zaman yok edilebilirdi. Pişmanlık, yanılsama ya da unutkanlık bunu başarabilirdi. Ama gelecekten kaçılamaz, der Bay Wild. Bunları kağıda aktarırken ellerinin girdiği şekilleri görebiliyorum.

Korkunç derecede güzel bir ahenk bu olanlar. Kendimi kendimde gördüğümden beri.

Bu uyuma ulaşmak ve dans etmek kendimle. Çünkü iyi bir insan olmak demek kişinin kendi kendiyle uyum içerisinde olması demektir. Uyumsuzluk da kişinin başkalarıyla uyum içinde olmaya zorlanmasıdır. Ve ben artık daha da fazlasını anlamlandırabiliyorum.

Sıcacıktı annemin rahmi hatırlıyorum. Babamın damarları öyle kuvvetliydi ki büyülenmiştim yolculuğum sırasında. Peki ya o sahip olduğum şey neydi? Neydi beni doğru yollara yönlendiren? Nasıl aktım anamın sıcacık rahmine? Nasıl tutundum oralarda? Belki de ihanetin en büyüğünü hücrelerim yapmıştı bana, her şeyi unutturarak. Nasıl bir alemden gelmiştim ki, neydi aradığım? Işık mıydı beni sonuçlara götüren? Artık anlayabiliyorum. Hepsini hatırlıyorum, içimi dışımdan görmeyi bıraktığımdan beri…

Hiç ilerlememiş oysaki zaman! Geçmişi yok etmek de boşunaymış. Dönüp durmuşum ışığın etrafında… Yanılmışım yansımalarla. Görebilmek şimdi hepsini ve kendimi, dışımın gölgeleri ile. Hepsine sonsuz saygılar ve sevgiler.

Size de saygılar sunarım, yaradılışı derin ama ruhu sığ insanlar. Ben düşüncelerimi ön yargılarımın renklerinden arındırdım. Artık düşüncelerim ile onları ifade eden benliğim arasında hiçbir bağ yoktur.

Sevgiler..

Gizem Ünsel