Siyah

SiyahRenkli dünyaların vazgeçilmez asil rengi diye hislerde bilinçlerde yer etmiş en karanlık rengin herkesçe bir başka anlamı olsa gerek. Bendeki siyah karanlık demektir. Karanlık terimi ışığın olmadığı yer değildir bende, bilakis en ala ışıklar içinde kaybolmaktır. Fukara toplumlarda karanlık sahibi evler çoktur, faturaları zamanında ödenebiliyor olsa bile. Renkli dünya içerisinde simsiyah, dışarıdan asil içerden karanlık görünen bir rengin kendisidir siyah. Matem rengi diye anılırken akla yatan bir gerçek iken, aynı zamanda asaleti simgelerken ölümün asillik olduğunu fark etmeden eşitleyen bir kültürün yaşayan son canlılarıyız dedirten renktir siyah. Üzülmektir siyah, kendini güçlü hissetmektir, karanlıktır, aydınlığın düşmanı karamsarlığın resmidir siyah. Fakat beyaza değinilmeden siyah tam anlamıyla deşifre edilemez.

Okumaya devam et “Siyah”

E-Katılım Olmadan E-Devlet Mümkün mü?

ab01Son yıllarda bilgi ve iletişim teknlojilerinde yaşanan gelişmeler sosyal ve kurumsal yapıyı kökten değişmeye zorluyor. Nasıl ki matbaanın icatından sonra okuma–yazma bilmeyenler cehaletle yüzleşmek zorunda kaldıysa, günümüzde bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanamayanlar / kullanmayanların cehaletle karşı karşıya kalacaklarını kestirmek güç olmasa gerek. Bu bakımdan bilgi ve iletişim teknolojileri ülkeler açısından kalkınmada önemli fırsatlar sunmakla birlikte sayısal uçurum gibi büyük tehditleri de içerisinde barındırıyor.

Okumaya devam et “E-Katılım Olmadan E-Devlet Mümkün mü?”

Babam için…

“kış başlıyor sevgilim,
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor”*

Yıllardır yeni yıla girerken değişik bir gülümseme belirir yüzümde, hani papatyalar açar, kelebekler konar, misk ve amber kokuları dolar odama ve buna benzer bir sürü tumturaklı söylemler vs. Kendimi eşsiz insan Murathan Mungan’ın Yalnız Bir Opera’sını okurken bulurum odamın en mahrem köşesinde her bir cümlenin yarattığı balyoz etkisinin kelebek etkisine dönüşmesini bekler, sonrada kendi kendime gülümserim..

Okumaya devam et “Babam için…”