Babam için…

“kış başlıyor sevgilim,
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor”*

Yıllardır yeni yıla girerken değişik bir gülümseme belirir yüzümde, hani papatyalar açar, kelebekler konar, misk ve amber kokuları dolar odama ve buna benzer bir sürü tumturaklı söylemler vs. Kendimi eşsiz insan Murathan Mungan’ın Yalnız Bir Opera’sını okurken bulurum odamın en mahrem köşesinde her bir cümlenin yarattığı balyoz etkisinin kelebek etkisine dönüşmesini bekler, sonrada kendi kendime gülümserim..

Okumaya devam et “Babam için…”

Yeşil Gözlü Çocuk

Sarı saçları ve kocaman yeşil gözleri ile sanki bir yetişkin gibi bakışları olan küçük bir çocuk. Peki ya bu çocuğu belki de diğer çocuklardan farklı kılabilecek şey ne?

Henüz 1-2 yaşına girmeden bile girmeden önce doğduğu yerden çok uzaklardaki tarihi likya yolunu tamamlamış olması. Şu an da o farketmese de çıplak ayakları binlerce kültürün yeşerdiği topraklarla besleniyor. Küçücük elleriyle oynadığı topraklardan nice gezginler gelip geçti?

Okumaya devam et “Yeşil Gözlü Çocuk”

Annem

AnnemNe annem, ne de babam bizlerin incinmesini istedi, belki de çekindi korktu bir ömür boyu anlatması zor yaşayınca anlaşılan bu duyguyu.

Mesai saatim bitmş, ancak tüm yorgunluğuma rağmen son kalan işlerimle uğraşırken telefonum çaldı. Arayan babamdı. Tahmini olarak yemeğe kaçta geleceğimi soracağını düşündüm. Nitekim de öyle yaptı. Ben tam saat veremeyip, bir şey mi oldu diye dayatınca da annemin rahatsız olduğunu ve akşam hastaneye yatıracağımızı söyledi.

Okumaya devam et “Annem”