Ben, kayan yıldızdım boşluktan.
Mucizelere inandım
Düştüm; Samanyolundan…
Avucundaydım, parlak.
Gözlerine inanamadın önceleri
incitmekten korkan sakınan bir yanın vardı beni;
sonra sıradanlaştım; her şey gibi..
Ne sımsıkı tutuyor ne bırakıyordun.
Avucunda duyduğum sıcaklığı fırtınalar soğuttu. devamını oku…
Şu yazıyı yazmak için inanın çok düşündüm, her seferin de aşkı anlatmanın zorluğu hep içimi kapladı. Hz.Mevlana ne kadar güzel söylüyor: Allah’ın verdiği ilhamla düşüncelerimi fikirlerimi yazıya aktardım, binlerce beyit olarak yazılarıma döküldü; fakat aşk konusu olunca tabii ki Allah sevgisinden titredim ve kalemim ortadan kırıldı. Bu kadar zor bir konuyu Mevlana’nın dilinden anlatmaya çalışacağım. Aşkın temeli olan sevgili peygamberimizin ışığı altında bu konuyu yazmak ve anlamaya çalışmak, tüm insanların bilmesi gereken bir mevzu sanıyorum. devamını oku…
Şerefleri ayaklar altına alınmış toplumların yaşantıları ölümden beterdir. Bir ülkeyi refaha, bağımsızlığa ulaştıracak olan özgürlüktür, hürriyettir. Hürriyet candan daha yücedir. Bu uğurda hiç düşünmeden can da verilir. Özgürlük yolunda kararlar düşünce ile sağlanır. İnsanlıkta düşünce olduğu sürece hürriyet adaletsizliklerle yok edilemez.
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” devamını oku…
Osmanlı İmparatorluğu’nun cihat anlayışı esnasında gerçekleştirdiği ve en büyük zaferlerin yaşandığı bir dönemde, İstanbul’un tam göbeğinde bütün halk koltuklarını kabartarak gezerken, onların haricinde Zübeyir adında kendini simyaya adamış bir zat yaşarmış, bu zat, şehrin alengirli yaşamından uzak, tabiat ananın insanlığa verdiği gizli sırları çözmekle meşgulmüş. Geride bıraktığı kırk üç yılda, başının üstü kelleşmiş, hafiften göbeği salıvermişti. Dini yönü zayıf olan Zübeyir, şehrin radikal kesiminin tepkisini çekmiş, bu hadise dolayısıyla şehirden kovulmuş, dinsiz ilan edilmiş. devamını oku…
Bilseler gözyaşının değmediği yerler var hala..
Belki bir rüya, belki gerçek tam yanı başında
Korusak içimizdeki çocuğu.. elbet büyüyecek, hayatlarımız yıllandıkça
Vazgeçsek hayattan..
Kalsak bir başımıza.. karanlık bir odanın koyuluğunda..
Elbet gelecek son ve gideceksin benden uzak bir mekana..
Boşuna akıtma hüzününü toprağa.. devamını oku…