A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) filmini hatırlıyor musunuz?
Evet ise, bahçede siyah beyaz taşlarla bir oyun oynandığını da hatırlıyor olmalısınız. Bu sahne sayesinde bir çok kişinin aklında yer etmiştir Go oyunu. Akıllarda yer eden fakat oynanması bilinmeyen oyun desek doğru olur mu? Biraz daha ilerletip nasıl oynandığı merak edilmeyen oyun da diyebilir miyiz?
Şimdi biraz bildiklerimizi ilerletip oyunu tanıyalım; hatta bu yazıyı okuduğunuzda oyunun nasıl oynandığını öğrenmiş olacağınıza garanti veriyorum. devamını oku…

EnginDergi / Yıl: 2011 Sayı: 13
EnginDergi’nin on üçüncü sayısı yayında…
devamını oku…
Hep diyorum bu sefer bir hikaye yazayım, bir şiir paylaşayım ama gözlemlerime dayalı paylaşımlarda bulunma dürtüsü diğerlerinin önüne geçiyor.
Farkında mısınız ne kadar da çok şeyi erteliyoruz! Bunu da yapayım, şunu da atlatayım, bu da bitsin ondan sonra… Bazı şeylerin sırası hiç gelmiyor. Yapmak istediklerimizi yapamıyor, dahası olmak istediğimiz insan olamıyoruz.
Ne demiş düşünür; devamını oku…
Aynı anda yemek yiyor, her anımızı bir arada geçiriyorduk. Birbirimizi bulmamız ne büyük şanstı. Öyle aynıydık ki, günler geçmesine rağmen buna hala şaşırabiliyorduk. Konuşmadan anlaşmaya başlamamız sadece birkaç günü bulmuştu.
Düşünerek konuşmama gerek yoktu. Adeta o benim iç sesim, kendimle sohbetim gibiydi. Nedensiz yere başlayan kahkaha krizlerimiz, sabah ezanına kadar durmadan yaptığımız sohbetlerimiz, kalori hesaplamalarımız, dondurma krizlerimiz… devamını oku…
Az yaklaş yanıma…
bilirim ürkersin, bayrakları ateşe verenlerden.
dilin tutulur, ben öpmeye yeltendikçe.
oysa yaklaş yanıma sen de anlarsın,
ağzımız aynı kokar seninle.
gizli isyanlar taşıyan,
utanmaz hırıltılar emziren
ağzımız… devamını oku…