Ruh’an’i

Ruh'an'iArtık neredeyse günlük yaşantımızda çok fazla rastladığımız, ilişkilerde sıklıkla duyduğumuz ruh eşi meselesi, sanıldığı kadar basit ve insanların “elektrik aldım” diyebileceği yapıda değildir.

Ruh ikizi ve ruh eşi birbirine karıştırılır çoğu zaman. Ruh ikizleri, bir gün muhakkak karşılaşırlar. Benzer hayatlar yaşamamış ve birbirlerine benzemiyor olabilirler. Ama ikisinden biri ya da her ikisi de hazır olmadığında karşılaşmışlarsa çok büyük üzüntü yaşanabilir. Ruh ikiziyle karşılaşmanın tek tarifi “yoğun” oluşudur. Ancak ruh ikizinizle romantik bir sona ulaşmak için değil, diğer yarınızı bulduğunuz için, kendi içsel dengenizi sağlamak, keşfetmediğiniz yanlarınızı bulmanız içindir.

Oysa ruh eşleri, ruh ikizi gibi zıt değil, içsel dengenizin aksine dışardan gelen tamamlayıcıdır, bir nevi oyun arkadaşıdır. Romantik mutlu sona ulaşılabilecek eşler, ruh eşleriyle olandır. Ancak onlar sürekli birbirine hitap etmez. Zamanla değişim gösterebilir, birbirlerini aynı sevmeyebilir, sıradanlaşabilirler.

Ruh eşleriyle birden fazla kez karşılaşabilirken, ruh ikizleriyle bu ihtimal çok düşüktür. Ruh eşinizle karşılaştığınızda onun ömür boyu yanınızda olacağınızı, size destek olacağınız, eksik yanlarınızı tamamlayacağınızı hissedersiniz. Kavgalar bile eksiklerimizi görmemizi sağlar. Ancak ruh ikizi böyle değildir. Onu gördüğünüz an, karnınıza bir bıçak girmiş gibi hissedersiniz. Oysa ruh ikizleri aşkı tanır, daha önce de olmuşlardır. Ama bu durum kendilerinin bile tarif edemediği şekilde, aşktan çok ötedir. Onda kendini bulup, kendinden vazgeçer kişi… Onların en önemli parçası gözleridir. Gözlerine bakınca kendinizi görürsünüz, ruhunuzu… O kendinden bahsederken, bizi anlatıyor gibidir. Ruh ikizleri birbirlerini koşulsuz sever. Çaresizliği, yoğunluğu, birbirlerinden vazgeçememeyi öğrenirler. Şartlar, ruh ikizlerinin bir arada olmasına müsait olmaz çoğu zaman. İnsanlar, onların arasındaki çekimi anlayamaz, ama bütün şartlar ruh ikizlerini ayırmak içindir. Dayanabildikleri kadar dayanmaya çalışırlar, çünkü kopamazlar. Ama ayrılık çoğu zaman kaçınılmazdır onlar için. Ayrıldıklarında çok zorlu bir sürece girerler.

Ruh ikizlerinin duyguları özde aynıysa da, yoğunlukları farklı olabilir. Hislerini kendine bile itiraf edemeyen bazı ruh ikizleri, itiraf etse her şeyden vazgeçip, ruh ikiziyle olmayı seçecekken, kimseye zarar gelmemesi için sessiz ve uzak kalmayı tercih eder. Bu bir bedeldir. Çünkü kendilerinden vazgeçerler. Ruhu, ruh ikiziyle giden kişi, dünyada bedeniyle baş başa kalır. Yalnızca kararlı, dikkatli ve cesaretli olunduğu takdirde iletişim mümkün olur.

Özellikle Uzak Doğu’da herkesin bir ruh ikizi olduğuna inanılır ve görünmez bir kırmızı iple, serçe parmağından, ayak bileğinden ya da belinden bağlı olduğu düşünülür. Filmlere de konu olan kırmızı ip, ruh eşi, ruh ikizi, enerjiyle yoğrulan insanları bir gün mutlaka onunla karşılaşacaktır, ama bu durumda onunla bir bütün olup, enerji boşluğunda kaybolmak mı, yoksa ruhumuzdan vazgeçip bedenimizle baş başa kalarak, bir daha asla aynı şeyi tadamamak mı, onu da yaşayarak fark edecek herkes… Yeni yıl için, herkesin ‘ruh’uyla buluşmasını dilerim.

Meltem Özbey