Sessiz Çığlıklar

Sessiz ÇığlıklarDillendiremiyorum.
Anlatsam anlayanım yok.
Kalem kağıt küsmüş bana.
Bir vicdan, bir ölüm, bir sürgün adeta.
Gökyüzü altında mapus kalmak…
Nefes alırken zehir solumak…
Ne bileyim işte yaşımdan oldukça ağır.
Gözyaşlarım anlamsız,
Zamansız.
Kalbim koca bir şehrin sokak çocukları gibi.
Sinmiş köşesine, susmuş.
Sevgiye aç.
Anne şefkati arar gibi.
Darmadağın…

Sakladığım gözyaşlarımla gün bulmuş gülüşlerimde kavruluyorum.
Bu olgunluğa sahip olamayacak kadar küçüğüm.
Kaldıramayacak kadar ağır günlerim.
Öfkeliyim kendime.
Kendimden gidiyorum.
Akan her bir damlada,
Gözyaşlarımı örten her tebessümde,
Aynaya baktığımda gözlerimde gördüğüm çaresizlikte.

Dillendiremiyorum.
Kendimi dinlemekten acizim.
Baharımda yaşadığım güzüm.
İçime gömdüğüm her bir pişmanlık.
Sonu anlamsız cümlelerim.
Noktalar küsmüş…
Güneş küsmüş…
Ay küsmüş…
Yıldız küsmüş…
Umut küsmüş.

Dillendiremiyorum.
Kendime damgaladığım saygısızlığımı.
Küçüklüğüme yaptığım ihanetimi.
Hayallerime armağan ettiğim umutsuzluğumu.

Dillendiremiyorum.
Önceki ben.
Ve şimdi…
Ne de güzelmiş umudum.
Ne kadar hafifmiş oysa çığlıklarım.
Oysa dertler gün geçtikçe büyürmüş.
Nasıl oldu da bir anda bu kadar büyüdü?
Nasıl oldu da yılları sığdırdı bir kaç güne?
Nasıl kıydım kendime?
Geleceğimdeki çiçeğime…

Susma vakti gelmişti.
Vakit duvarlarda gözyaşlarımı dans ettirme vaktiydi.
Vakit sessiz çığlıklar vaktiydi.
Vakit kendimi tekrar tekrar terk etme vaktiydi.
Gözyaşlarımı gizleyen tebessümlere günaydın.

Burcu Örlü