279 okunma
ana sayfa > Ahmet Davut Çetinkaya > Sonbahar Kışa Yakındır

Sonbahar Kışa Yakındır

Cumartesi, 30 Oca 2010

Herdaim kalabalık bir alışveriş merkeziydi buluşma yerleri. İlk kez gözlerine rastladığı yerdi, burasıydı. Bir daha düşlerime girer mi diye düşündüğü o bakışları şimdi doyasıya yudumlamanın verdiği tuhaf sarhoşluk başını döndürüyordu genç adamın.

Sıcağı yazdan kalma bir sonbahar ikindisiydi vakit. Oysa yüreÄŸinde ilkbaharın kıpırtısını hissediyordu; tomurcuk açan çiçeklerin kokusu, kanat çırpan kelebeklerin titreÅŸimleri, gökkuÅŸağına gebe gökyüzü… Tezattı ve güzeldi. Bütün hissettiklerinin, onun gözlerinden içine aktığını düşünüyordu. Bayılmadığına şükretti…

Åžimdi elleri, ellerindeydi. YumuÅŸaktı, gizemliydi. Sanki İzmir’i tutuyordu. Bir an sarılmak istedi, sadece istemekle yetindi, İzmir’e sarılamazdı.

Kokusunu içine çekti. Hatırlıyorum dedi, hiç unutmamıştı ki…

Genç kızın topukları biraz yüksekti, genç adamınsa ayakları yerden kesilmişti. Öyle yerden bir kaç santim yüksekte süzüldüler, bahar rüzgarında ağır ve ritimli uçuşan iki tüy tanesi gibiydiler.

GüneÅŸ körfezin üzerinde kırmızılı sarılı renk cümbüşüne bürünüp battığında deniz kıyısındaydılar, az sonra yıldızlar belirmiÅŸti gökyüzünde. Åžimdi genç kızın kokusuna, denizin kokusu karışmıştı; az biraz toprak, bir ölçü ıslak çimen kokusu. Üşür mü diye düşündü, içi üşüdü, ÅŸimdi biraz mahcup sarıldı İzmir’e. Olurunu düşünmeden…

O’ndan bir daha hiç ayrılmayacağını düşünüyordu. “Son nefesinde elini o tutacak, son sözlerini o duyacak”tı…

O’nu bir daha asla göremeyeceÄŸini aklından bile geçirmiyordu. Oysa görmeyecekti. Uzaktan bile göremeyecekti. Bu, ilk akÅŸam ve son geceydi hiç bilmese de. Sonbahar, herzaman kışa yakındı, rengi bahara çalsa da…

Ahmet Davut Çetinkaya

Categories: Ahmet Davut Çetinkaya Tags:
BeÄŸenmedimBeÄŸendim (+1 puan, 1 oy)
Loading ... Loading ...
yorumlar kapalı.