Sonbahardan Kışa Yolculuk

Sonbahardan Kışa YolculukMevsimler arda arda gelir doğanın kanuna göre. Ben ise, şu iki mevsim arasında uzun bir geçiş dönemi yaşıyorum: Sonbahar ve kış. Ve kış da hiç sonlanmayacakmış gibi hissetmeye başladım bile. İlk gençlik yıllarımızda en sevimsiz, yoğun gelen dönemlerdi bizim için. Oysa şimdi her şeyin daha farkına varmaya mı başladım ne? Geçmişe duyulan özlemleri hissediyor, yaprakların dökülüşü gibi insanların aramızdan ayrılmasına bile hüzünleniyorum. Ne oldu da bünyem böyle oldu?

Büyüklerimiz anlatırdı biz dinlerdik. Şimdi aynen yaşıyorum. Dostlarımın, yakınlarımın bir bir hayatımdan ayrılışlarını izliyorum öylece. Ne biçim bir mevsim bu sonbahar. Her şeyin sorumlusu sanki o. Halbuki ne alakası var değil mi? Yaşın geçip gitmesi asıl olan ve yaşadıklarımızın ağırlığı üzerimizde. İstanbul’da sonbahar hüznü getiriyor her yıl bana ve hep bu dönem, gitmek istiyorum buralardan. Sanki her defasında ayağım bağlanıyor. Ümitler, beklentiler, kurallar, yaşam şartları buraya bağlayıcı sebeplerin başını çekiyor. Yavaş yavaş bu mevsim de sonlanacak, yağmurlar yerini rüzgara ve soğuğa bırakacak. Şartlar ise gitgide ağırlaşacak ve dışarısı sessizleşecek.

Bu yıl gelme kış… Beni doğadan, dostlarımdan uzak bırakma… Bizi evlerimize mahkum etme!!! Yine sevimli bir hal alacak, doğa harikaları ile bizleri büyülemeye devam edeceksin. Bu sefer inanıp sana kanmayacağım. Hüzün beni sanki hiç terk etmeyecek, dipsiz kuyularda yaşayacağım. Gelme ne olur, benim yüreğime sakın uğrama ey soğuk mevsim!!!

Serenay Öztürk
10.10.2013