Emeğin Direnişi

Emeğin DirenişiDönemin siyah beyaz filmlerine tanık olmuş, şarap misali yıllanmış, yıllandıkça büyüleyici görkemini yitirmemiş. Tarihi kimliği ile dönemimizin rant peşinde koşan iş adamlarına karşı direnmekte… İstiklal Caddesinin, Yeşilçam Sokağında perdelerini 1924 yılında “Melek” adıyla açmıştır. Adını perdenin iki yanında yer alan Art Nouvea tarzı melek figüründen almış. Sahiplerinin el değiştirmesi ile Emekli Sandığına geçerek ismi de “Emek” olarak değiştirilmiştir. 1993 yılında restorasyondan geçerek, 2000 yılında ses sistemi değiştirilerek teknolojiye ayak uydurmuş. Okumaya devam et “Emeğin Direnişi”

Islak Mavi

Islak MaviYaz geçte olsa geldi, bulutlar ve boğuk hava arada ”ben de burdayım” dese de resmi olarak yaz geldi!:) Bütün kış yaz yaz diye sayıklamış olmama rağmen üşümek istediğim zamanlar da olmuyor değil, yastığın soğuk tarafını ve içinde buz olan her içeceği seviyorum..

Güzel yazın acıklı yanı ise eskiden yaptığım gibi iki üç ay yan gelip yatamıyor olmam, malum iş haftanın sadece bir buçuk günü beni rahat bırakıyor. Yakınmaktansa sıkıştırılmış tatiller oluşturuyorum. Kısa sürelerle büyük keyifler almaya kuruyorum kendimi. Okumaya devam et “Islak Mavi”

Kayıp Otoban Soruları

Kayıp Otoban SorularıBalkonumda seyredalmış bir yandan yazıyor bir yandan düşünüyorum. Dinlediğim şarkılar iç sesimin dışa vurumu mu, yoksa bir ademoğlunun gecenin bi’yarısı etrafa serzenişte bulunuşu mu? Ayrımsamak güç… Sesin geldiği evi bulup kapıyı tıklatmam an meselesi… “Merhaba, hayat ne tuhaf değil mi, vapurlar filan?”

Losthighway II kıvamındayım, evet hala senaryolaştırılmadım, kulağımda saksafon sesleri, bilinmeze doğru gidiyorum. İçimdeki karşıkonulmaz gitme isteğiyle başa çıkıyorum, iki ileri bir geri… Hey genç adam, içimdekileri emanete bırakabileceğim bir yer var mı? Okumaya devam et “Kayıp Otoban Soruları”

Kimin Hayatı?

Kimin Hayatı?Yapamıyordu, tercihte bulunamıyordu. Hemen herkesin yaşadığı ikilemi aşmayı başaramıyordu. İstemiyordu da aslında, mutluydu böyle. Yalnızca herkese yetemiyor, çoğunlukla da yanlış anlaşılıyordu.

Yolu yarılamıştı, orta yaşlarda başarılı kariyer öyküsünün yanı sıra çevresinde de sevilen bir kişilikti. Sabah sporunu ihmal etmez, kendine dikkat ederdi. Çalıştığı iş yerinde göz dolduran bir performans sergiliyordu. Durmak yorulmak nedir bilmiyor, iş yaşantısı kadar sosyal yaşantısında da aktifliğini sürdürüyordu; sürekli bir koşuşturmaca içerisinde olduğu halde yorulmak yerine bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi sanki daha da artıyordu. Okumaya devam et “Kimin Hayatı?”