Kolay Gele

Kolay GeleDönem dönem yazmakta o kadar zorlanıyorum ki… Nedeni de nereden başlayacağım ya da nasıl bitireceğim de değil halbuki. “Kusura bakma mektubum uzun oldu, kısasını yazmaya vaktim olmadı.” demiş ya hani düşünür.(1)

Yazmaya başladığımda ipin ucu kaçıyor ve durup okuduğumda sayfalar sürdüğünü görüyorum. Yazı üzerindeki ilgiyi kaybetmeden herkese ulaşabilmek adına yazılarımı mümkün olduğunca farklı boyutlar içerecek türde yazmaya çalışıyorum. Hem ilk okunduğunda anlaşılacak ve farkındalık sağlayacak kadar yalın olsun istiyor hem de tekrar tekrar okunup her bir cümlesi irdelendiğinde altında yatan derin anlamlar algılanabilsin diye arzuluyorum. Gerçi kaç kişi farketmiştir ki Ocak yazımın başlığının bakış açısı değil de Bakış Acısı olduğunu…(2) Okumaya devam et “Kolay Gele”

Farkındalık

FarkındalıkBaş aşağı kanepede oturuyorum.. Küçüklüğümden beri her versiyonuyla rahat ettiğim oturuş bu olsa gerek, tavana bakarak bir sürü şey düşünüyorum.

Dudağımdaki yaramaz çarpık gülüş, Colgate reklamı gülüşüne geçip gözlerimi kapatmak üzere kısarken, bay rüzgar saçlarımla flört ediyor. Kocaman bardağımdaki buzlar tamamen erimeden kahvemi içmek istiyorum, bir yandan şimdi bunu yapmayacak kadar da konforluyum.. Aile, arkadaş, iş ve özel hayat arası mükemmel dengeyi kurdum artık tepetaklak dursam bile optimum duruşumdayım. Okumaya devam et “Farkındalık”

Koku

Koku..Karanlığa kaçan kıvamda loş bir koridordan geçip odaya girdiğinde, ışık gözlerini almıştı.

Oysa son demindeki baharın köhne ve dar pencereden yansıyan ışıkları o kadar da güçlü değildi.

Okumaya devam et “Koku”