İlim İlim Bilmektir

İlim İlim Bilmektirİzmir’e döneli neredeyse bir hafta olacak. Yorgunluğumu ve içimdeki ayrılık hüznünü yavaş yavaş üzerimden atıyorum ve kendimi Hümanist Düşünce Derneğinin yeni dönem açılış seminerinde buluyorum. Dünya’nın en önemli ve belki de tek Sümerolog’u, yıllara meydan okuyan 92 yaşındaki çınar Muazzez İlmiye Çığ’ı karşımda görebilmek bile orada bulunmama fazlasıyla değiyor.

Kendisinin kısa özgeçmişini takdim ederlerken; tek tek bütün noktaların üzerinden geçiyor ve düzeltmeler yapıyor. Okumaya devam et “İlim İlim Bilmektir”

Ah İstanbul…

Ah İstanbul...Ah İstanbul,

yine giyindin o kalın, o soğuk elbiseni.. yine buz gibi ortalık.. ısınmaya hasret yüreklere inat yine soğuk, yine buz, yine yalnız..

kardelen misali sevenler, sana inat, daha aşık, daha inançlı oluyorlar..

gerçi aşıkları üşütmez senin kış elbisen.. onlar sevdiğinin bir bakışından alırlar güneşini, ellerine dokunup, sarıp sarmalar, yine de ısınırlar.. Okumaya devam et “Ah İstanbul…”

Giden Yaz.. Gelen Kış..

Giden Yaz.. Gelen Kış..”Her yanını çiçek açmış erik ağacının, nereden baksan gözlerin kamaşır.
Oysa ben akşam olmuşum,
Yapraklarım dökülüyor usul usul
Adım Sonbahar” (Atilla İlhan)

Gerçek bir sonbahar tadında yaşadığımız ekim ve kasım aylarının ardından tam anlamıyla atkılarla, berelerle soğuklara teslim olduk desem yeridir galiba.. Yaz aylarının sıcak canlılığının kendini sokaklarda rüzgarla düşen sararmış yapraklara bırakması hüzünlü, ama yağan karla birlikte çocukların elleri donana kadar hiçbir şeyi umursamadan oynaması bir o kadar da neşelidir.. Okumaya devam et “Giden Yaz.. Gelen Kış..”