Hayatın Merkezine Yerleştirin Kendinizi

Hayata bağlanmaya neden aramıyorum. Bana hayatı bağlayacağım çünkü. Kendimi yaşamın merkezine yerleştireceğim. İlgi odağı olmayı mı seviyorum ne? Galiba öyleyim. Konuşulmayı, konuşmayı, sormayı, araştırmayı seviyorum… Farklı gözle bakarım, ararım, bulurum. Şimdi gözlükleri de değiştirme zamanı benim için… Pembe diye tabir edilen gözlüklerin modası geçti bana göre. Turuncu olmalı benim gözlüğüm, hem de çok turuncu. Sıcak ve samimi, camın rengi de içini ısıtmalı insanın. Bir taktığında gözlüğü çıkarmak istememelisin. Tutkuyla bağlanmalı, gözün gibi bakmalısın gözlüğüne de. Kayıp ettiğini fark edip, hemen aramaya başlamalısın. Yerine başkasını almayı asla aklına bile getirme. Bulmalısın onu. Kullanıp bir kenarda bırakma, değer ver ona. Okumaya devam et “Hayatın Merkezine Yerleştirin Kendinizi”

Zaten Hiçbirinizin Soyadı Bana Yakışmıyordu Beyler

Yeter Yeter! Beni bırak seninle kendi halime. Yeter artık içindeki yabancıya söyle gitsin.
Bir ilişkinin can çekişme aşamasına pek bir uygun parça, takdir ediyorum seni Yonca Lodi.

Zaten beni hep aşka getiren bu şarkılar. ‘Çoktan unuturdumm ben seni çoktann, ah bu şarkıların gözü kör olsun’. Hayatınızda aşktan vazgeçtiğiniz, ümidi kestiğiniz monoton günlerin birbiri arkasına geldiği, çalıştığınız işten bıkkınlık geldiği, sigara kahve bira patates çikolata, ‘Aman bekarlık sultanlıktırr oğlumm’ diye sayıkladığınız ama bu durumdan içten içe sıkılmaya başladığınız, kız arkadaşlarla yapılan muhabbetlerle geçen günler vardır. İşte tam bu günlerde bir şekilde; metrobüste, tramvayda, facebookta, arkadaşlar vasıtasıyla, yolda, kitapçıda, parfümeride, alışveriş merkezinde, tuvalette, okulda, işyerinde, bakkalda, kasapta biriyle tanışırsınız. Okumaya devam et “Zaten Hiçbirinizin Soyadı Bana Yakışmıyordu Beyler”