Güz

GüzUyandığında havanın alacakaranlığının yaşattığı griliğe hemen alışamadı gözleri. Neredeydi, saat kaçtı? Kolundaki saate baktığında akrep en aşağıda, yelkovan ise en tepedeydi. Hafif bir sersemlik ile gözlerini ovuşturdu. Peki ama gündüz mü yoksa gece miydi şuan?

Olduğu odanın aralık kalmış camından ince ince üşüten bir esinti geliyordu. Bir de çocukluğuna dair anımsadığı, duyduğunda kendini hep iyi hissettiren, kumruların gu-guuk-çuk seslerini işitmek mümkündü. Rüzgarın esintisiyle birlikte sonbaharın serinliği kuru ağaç yaprakları arasından geçerek kuş seslerine eşlik ediyordu. Okumaya devam et “Güz”

Hayatınız… Tercihleriniz… Peki Ya Siz?

Hayatınız... Tercihleriniz... Peki Ya Siz?Hayat; mutlak sona yapılan bir yolculuktur. Yolculuğun ne kadar süreceğine biz karar veremeyiz. Ama rotamızda küçük oynamalar yapabiliriz. Bir saniye sonrası bile garanti olmayan bu hayatta acaba kaç kere “gerçekten kendimizin istedikleri”ni yapabiliyoruz ki? Her kulvarda, çevremizin dayatmalarını kaderimiz gibi yaşıyoruz.

İyi bir okul bitirmek, kariyer yapmak, mutlu bir evlilik ve daha pek çok örnek verilebilecek bu eylemleri kendimiz için mi yoksa çevremizden takdir toplamak, kendimizi önemli hissetmek adına mı yapıyoruz? “Evet ben mutluyum.” dediğimiz olayların kaçında gerçekten mutluyuz? Okumaya devam et “Hayatınız… Tercihleriniz… Peki Ya Siz?”