İçimdeki Sen

İçimdeki SenBazı fotoğraflar vardır, sözcükler onları anlatmakta yetersiz kalır.

İşte bu fotoğrafta ben de aynı şeyi yaşıyorum. Sizler doğanın karşınızda çizdiği inanılmaz güzellikteki şekilleri izlerken, acaba vapurdaki kişiler içlerinden neler neler geçiriyorlardır? Sevgileri, hasretlikleri, yaşama sevincini, yalnızlığı…

Ben ise içimdeki seni düşünüyorum; bedenime sığdıramadığım deli ruhumu. Okumaya devam et “İçimdeki Sen”

Kaçak ’15

KaçakKanını toplayamayacak kadar akıtırken arkanda bıraktığın yollara
Kalbinin her hücresini başka bir kaldırımda bırakırken suskunca
Emin olduğun her cümle aslında başlamadıysa
Her nefes alışın yuttuğun bir harfin düğümüyse boğazında
Öldüğün her savaştan yeniden ölmek için doğunca
Cevapsızlık telefonda kalmış bir aramaysa
Ağzından dökülen her hece al renkli dilini kanatıp çıkıyorsa
Söylediğin her sözcük iskambil kağıdı misali yıkılıyorsa avuçlarına
Fark edilen her acı yeni bir günün başlangıcıdır hayatında Okumaya devam et “Kaçak ’15”

Hepsi Benim…

Hepsi Benim...Aynaya baktığım da görmek istediğim röntgen filmim olmalısın. Sakin, durağan, soğuk, mesafeli ama aslında çok içten ve yanıbaşımda gibi. Ama bir o kadar da uzak gibisin. Bazen gerçek mesafelerde bile başucumda, bazen yanımdayken bile okyanus aşırılardasın.

Belki de hepsi benim. Evet, evet hepsi benim tümlüğüm. Hiç olmadığım ama olmak istediğim. Ya da bazen ardına sığınmaktan sıkıldığım dışadönüklüğümün bana geri dönüşüsün sen. İçimde barındırdığım ama nasıl olunacağına dair hiç fikrimin olmadığı sudaki aksimsin. Sende kendi yüzlerimden birini görüyorum. Birbirlerinde kendi yansımalarını görmeli insanlar ve o yansımaları birleştirerek oluşan kocaman ışık huzmeleri ile hizmet etmeliler evrene. Okumaya devam et “Hepsi Benim…”

Simyacı ve Mevlana

Simyacı ve MevlanaPaulo Coelho’nun Simyacı adlı kitabında önemli bir mesaj vardır. Bu mesaj en büyük hazinenin bazen içinizde bazen yanıbaşınızda olduğudur. Yurdundan kalkıpta Mısır Piramitleri’nin eteklerine kadar amansız bir yolculuk yaparak kendine söylenen bir hazineyi arayan Endülüslü çobana Simyacı’nın dediği gibi “yolculuk bir öğrenme yöntemidir, bilmemiz gerekenler bize öğretilir.”

Bazen bir hazineye uiaşmak için çok çetin yolculuklar yapmalı, eşinizi dostunuzu terk etmek pahasına, kimse size inanmasa da yalnızca kendinize güvenerek yola devam etmeli ve önünüze çıkan engelleri yılmadan aşmalısınız. Ve o yolun sonunda ulaşacağınız şey, gerçek bir hazine olan kendinizi tanımak ve gerçek benliğinizi bulmaktır. Okumaya devam et “Simyacı ve Mevlana”