Kaçak ’21

KaçakGidiyorum..
Kelimeleri ardıma yükleyip gidiyorum
Yollarım boyunca keşkeler katıyorum ardımdaki yüke
Hüzünler bırakıyorum ardımda
Ve her ayak sesimde seni diliyorum
Anlamını bile bilmediğim kelimelerde seni anlatıyorum
Yorgun ve titrek gölgeme..
Gözlerindeki alevi gördüğüm gün
Nasıl atladığımı gecelerin soğuk kalbine
Ben konuştukça o kaçıyor bilinmezliğe Okumaya devam et “Kaçak ’21”

Özlemin Tenhalarında Bir Sohbet

Özlemin Tenhalarında Bir SohbetNe olursa olsun, her şeyin bir tarafındadır özlem ve hissedilebilen en naif duygu. Bir şeylerin ardında kalan, önünde duran, içinde yer alan ya da olmayan bir şeyin boşluğunda sallanan bir gerçek. Nasıl ve ne şekilde çıkar ortaya, neden vardır ve ne olursa olsun, neden tükenmez hiçbir zaman, hiçbir yerde? Öyleyse yaşamak özlemektir. Eğer varsam ve yaşıyorsam bir yerde durmuş bir şeyleri özlüyorum demektir. Özlemek öylesine naiftir ki, katıksız bir çaresizlikle kuşatılmıştır. O kadar ki, özlemek kelimesinin anlamı bile yalnızca özlemekle sınırlıdır.

Özlemin kendisi çaresizliğin sonucunda oluşur. Varamadığım, ulaşamadığım, dokunamadığım ve duyamadığım için özlem içerisindeyimdir. Peki ama neden hiç bitmez? Neden ben her zaman bir şeyleri özlerim? Genellikle de hiç görmediğim, duyumsamadığım şeyleri. Bir kadın mesela ya da bir manzara. Bilmediğim bir duygu, gitmediğim bir sokak. Katılmadığım bir sohbet, okumadığım bir şiir. Sevmediğim bir köpek, öpmediğim bir çocuk,. Okumaya devam et “Özlemin Tenhalarında Bir Sohbet”

UmuduMuzun BİZdeki Işığı

UmuduMuzun BİZdeki Işığı Ben öyle bir zamanda doğmuşum ki
BENİM olamamışım!
kendi içimde kendi VARlığımı YOK ettim sandım
ta ki bir gün! bir GÜNEŞ ışığı yüreğimin penceresinden içeri sızana kadar
zaten pencerem hep açıktır benim
rüzgar girip, ortalığı dağıtıp havalandırsın diye…
tabi alışkın değil yüreğimiz Güneş ışığına
Rüzgar! fırtına! bilindik bir ülkede bilindik bir yerde yaşamak gibiyken
Güneşin İnsanın içini ısıtması daha farklı oluyormuş
ve neyi farkettim biliyor musunuz? Okumaya devam et “UmuduMuzun BİZdeki Işığı”

Hayat Çok Zor (mu?)

Hayat Çok Zor (mu?)Son zamanların en popüler hastalığı şüphesiz ki tükenmişlik sendromudur. Sanatçısından ev hanımına, çalışanından çalışmayanına kadar herkes bir anda bu hastalığın pençesine düştü. Bu hastalığa yakalananların en sık kullandığı cümleler ise; ‘‘Kendimi tükenmiş hissediyorum.’’ ‘‘Çok bitkin durumdayım.’’ ‘‘Hayat beni çok zorluyor.’’ veya ‘‘Hiçbir şeye yetişemiyorum.’’ gibi umutsuz cümleler oluyor. Peki, niye bu kadar hızlı tükeniyoruz? Gerçek anlamda tükeniyor muyuz yoksa yaşadığımız sadece bir algı yanılması mı? Bambaşka bir çerçeveden bakmak gerekirse; hayat bu kadar zor mu?

En baştan başlamak her zaman daha etkili bir yol haritası çizmemizi sağlar. Bu sebeple bizde doğru yere ulaşabilmek için ilk sorudan yola çıkalım. Niye bu kadar hızlı tükeniyoruz? Mükemmel bir hız çağında yaşarken ve teknolojinin imkanlarından sınırsız bir şekilde faydalanırken kendimizi niye böyle çaresiz hissediyoruz? Cevap basit. Okumaya devam et “Hayat Çok Zor (mu?)”