Zor Bir Gün

Zor Bir GünBir gün vardır her şey bitmiş gibi gelir… Bugün öyle bir gün. Yine Yaradan büyük diyorum, susuyorum. İçim haykırıyor, ben sessizim. Sanki hiçbir olay olmamış gibi yaşama devam etmek ne kadar zormuş? Belki daha neler yaşayacağım bilemiyorum ama bana bugün zor geldi. Kaçmak çözüm mü? Yok o da değil. Birçok soru kafamda olsa da, çözümleri aramaya devam edeceğim. Mutlaka bir yerlerde beni bekleyen sürprizler var, inanıyorum, sabrediyorum.

Sabır etmek: Büyük meziyet, tabi yapabilene. Öylece sakin olmak. Sessiz kalabilmek, isyan etmemek. Bunlar sabretmenin insana kazandırdıkları, en önemlisi de tevekkül etmek. İnançla bütünleşen yaşamımda ne kadar doğru yerdeyim? Bunu bilsem biraz daha kolay olacak belki… Okumaya devam et “Zor Bir Gün”

Kaçak ’21

KaçakGidiyorum..
Kelimeleri ardıma yükleyip gidiyorum
Yollarım boyunca keşkeler katıyorum ardımdaki yüke
Hüzünler bırakıyorum ardımda
Ve her ayak sesimde seni diliyorum
Anlamını bile bilmediğim kelimelerde seni anlatıyorum
Yorgun ve titrek gölgeme..
Gözlerindeki alevi gördüğüm gün
Nasıl atladığımı gecelerin soğuk kalbine
Ben konuştukça o kaçıyor bilinmezliğe Okumaya devam et “Kaçak ’21”

Özlemin Tenhalarında Bir Sohbet

Özlemin Tenhalarında Bir SohbetNe olursa olsun, her şeyin bir tarafındadır özlem ve hissedilebilen en naif duygu. Bir şeylerin ardında kalan, önünde duran, içinde yer alan ya da olmayan bir şeyin boşluğunda sallanan bir gerçek. Nasıl ve ne şekilde çıkar ortaya, neden vardır ve ne olursa olsun, neden tükenmez hiçbir zaman, hiçbir yerde? Öyleyse yaşamak özlemektir. Eğer varsam ve yaşıyorsam bir yerde durmuş bir şeyleri özlüyorum demektir. Özlemek öylesine naiftir ki, katıksız bir çaresizlikle kuşatılmıştır. O kadar ki, özlemek kelimesinin anlamı bile yalnızca özlemekle sınırlıdır.

Özlemin kendisi çaresizliğin sonucunda oluşur. Varamadığım, ulaşamadığım, dokunamadığım ve duyamadığım için özlem içerisindeyimdir. Peki ama neden hiç bitmez? Neden ben her zaman bir şeyleri özlerim? Genellikle de hiç görmediğim, duyumsamadığım şeyleri. Bir kadın mesela ya da bir manzara. Bilmediğim bir duygu, gitmediğim bir sokak. Katılmadığım bir sohbet, okumadığım bir şiir. Sevmediğim bir köpek, öpmediğim bir çocuk,. Okumaya devam et “Özlemin Tenhalarında Bir Sohbet”