El Paylaşımıyla Sosyal Medyaya Girilir mi?

El Paylaşımıyla Sosyal Medyaya Girilir mi?Sürekli olarak kendimizle övünen bireyler olduğumuz halde sıklıkla bunu inkar ederiz. Yaradılışımızdan gelen ego, özel hissetme ihtiyacı, motivasyon gereksinimimiz yüzünden bir savunma mekanizması olarak ortaya çıkan böbürlenme güdüsü, özellikle aşağılık psikolojisi yoğun olan bireylerde daha belirgin ortaya çıkar. ‘İnsanlar, sizden kendilerini eleştirmenizi istediklerinde bile gerçekte sizden övgü bekliyorlardır.’ demiş G. Maughana.

Sosyo-psikolojik açıdan toplumsal baskıyla körüklenen değerli hissetme gereksinimi özgüven sorunu olan kişileri kibirli bireyler haline dönüştürür. Her ne kadar çelişkili dursa da kendisi ile barışık olmayan insanlar kendini en çok seven, beğenen kişiler olarak görünmektedir. Okumaya devam et “El Paylaşımıyla Sosyal Medyaya Girilir mi?”

Birbirlerini Hiç Bilmeden Bir Olan İnsanlar

Birbirlerini Hiç Bilmeden Bir Olan İnsanlarBiriyle anlaşabilmek için çok tanımak gerekmiyor bazen. Karşısına geçtiğiniz zaman gözleri gözlerine denk düştü ise artık tanımış olmak, tanımamış olmak hatta yabancı olmak hiçbir şey ifade etmiyor sizin için. Düşünün dünya nüfusu neredeyse 7 milyar kişiden oluşuyor ve bizler yaşadığımız toplum düzeyinde günde en az birkaç kişiyle karşılaşıyor, kelimelerimizi sarf ediyoruz. Bunlardan bazıları tanıdık bazıları yabancı. Konuşmaya odaklanmış bir toplumda yaşıyoruz, içimizi dökmek için konuşuyoruz, dedikodu yapmak için konuşuyoruz, bazen çok boş bazen dolu dolu geçiyor gün içindeki konuşmalarımız. Ancak bir şekilde konuşma ihtiyacımızı gidermek istiyoruz. Okumaya devam et “Birbirlerini Hiç Bilmeden Bir Olan İnsanlar”

Teşekkürler Uyuşturucu Satıcısı

Teşekkürler Uyuşturucu SatıcısıGeçmiş zamanları hatırlamaya çalıştığımda, aslında şu anda bütün hayatıma müdahale eden karmaşanın oradan geldiğini kavramaktayım. Yazmaya yeltendiğim lakin hiç bir zaman tam olarak sebat etmediğim hikayelerim, yarattığım karakterlerin zihnimi ne denli yorduğunu fark ettim. Unutmadığım bir kaç karakterimden söz etmek istiyorum. Kültürümüze pek uymayan bir düş gücüyle yarattığım karakterlerimin, nasıl unutmaya çalıştığımı ve bir zaman sonra bunların tekrar gün yüzüne çıkarak zihnimi nasıl rahatsız ettiğini anlatmaya çalışacağım. Okumaya devam et “Teşekkürler Uyuşturucu Satıcısı”