Güneşi Görmek

Güneşi GörmekSevgiden öyle uzaksınız ki, size ve kıymet verdiklerinize sevgiyle gelenlerde illaki art niyet arıyorsunuz.

Çocuğunuzu severken, başarılı bir öğrenci olmasına göre puanlıyor, sakin hareketleri varsa razı oluyorsunuz. Sabahları iş arkadaşlarınıza günaydın derken, demezsem kesin altında bir bok arar diyerek yarım ağızla günaydın diyorsunuz. Sevgilinizi sadece siz mutluyken seviyor, ihtiyacınız varken o ne durumda olursa olsun o anda hemen yanınızda istiyorsunuz. Yolda yürürken gülümsemiyor, sokakta hayvan görünce pistliyor, düşkün gördüğünüzde tiksiniyorsunuz.

Okumaya devam et “Güneşi Görmek”

Algıda Algısızlık

Algıda Algısızlıkİlköğrenim’deki “Cin Ali” serisini saymazsak, 2000’li yıllara kadar okuduğum kitap sayısı ne yazık ki iki elin parmaklarını geçmeyecektir. Hatta yeis içinde, tam bir “televizyon çocuğu”ydum diyebilirim. O yıllarda televizyon çocuğu olmak, o kutunun başında çok zaman geçirmek ve değişik bilgiler edinmek kadar galiba biraz da tv kumandası olarak kullanılmak anlamına geliyordu. Okula gitmek için uyanılmazdı da çizgifilm seyredebilmek için haftasonu sabahın 6’sında kalkmak hiç zor gelmezdi.

Okumaya devam et “Algıda Algısızlık”